Ürünün iyi olan özelliğini söyleyen sıfatlar
“Good” ve “nice” dinleyene pek bir şey söylemez. Özelliği adıyla söyleyin, sonra onu kanıtlayan bir bilgi ekleyin. İngiliz İngilizcesinde genellikle “a” olmadan “It’s good value” (fiyatına değer) denir.
- reliable (güvenilir, sık sorun çıkarmayan): “The courier is reliable: every order arrived on time.”
- user-friendly (kullanımı kolay): “The booking site is user-friendly: customers can change a date in two clicks.”
- good value (fiyatına değer): “At forty euros, the repair plan is good value.”
- high quality (yüksek kaliteli): “These headphones are high quality. They still sound clear after four years.”
Ne kadar? very, quite, pretty, extremely
Derece sözcükleri sıfattan önce gelir. “Very” ve “really” sıfatı güçlendirir, “extremely” daha da güçlüdür. “Quite” ve “pretty” “oldukça” anlamına gelir; “pretty” gündelik bir sözcüktür, yazılı raporda kullanmayın. İngiliz İngilizcesinde “quite good” genellikle “çok iyi” değil, “oldukça iyi, fena değil” demektir; Türkçedeki “oldukça”ya yakındır. “Totally” “tamamen” demektir: “totally different”. Artikele dikkat edin: “a very reliable courier”, ama “an extremely reliable courier”.
- “The medical scanner must be extremely reliable.”
- “The new expenses app is quite user-friendly.”
- “The basic support package is pretty good value.”
Test sonuçları için past simple
Bitmiş bir test past simple ile anlatılır. Düzenli fiiller -ed alır: tested, lasted, preferred. Soru “Did”, olumsuz “didn’t” ile kurulur ve ardından fiil yalın gelir. Türkçede geçmiş zaman eki fiilde kalır (“Test ettiniz mi?”); İngilizcede ise geçmiş zaman “did”e geçer. “Did you tested?” hatası bu yüzden çok yaygındır. Raporlarda sık geçen düzensiz fiiller: found, chose, took part.
-ed eki yalnızca t ya da d sesinden sonra ayrı bir hece olur: test-ed, last-ed; “preferred” ve “asked” sözcüklerinde hece eklemez. Öneriye geçerken geniş zamana dönün: “Nineteen preferred Model B, so we recommend it.”
- “We tested two models.” – bitmiş bir eylem
- “Model B lasted longer.” – düzenli fiil, -ed
- “Did users prefer it?” – did + yalın fiil
- “They didn’t test the price.” – didn’t + yalın fiil
Sonuç, sınır ve öneri
İyi bir sözlü rapor akla gelen soruları baştan cevaplar: kim katıldı, neyi neden tercih etti ve test neyi gösteremez. İki iş arkadaşının iki taşınabilir şarj cihazıyla yapılan bir test hakkındaki konuşmasını dinleyin, sonra kendi işinizden bir testi aynı sırayla anlatın.
Maya We tested two chargers with twenty-four staff volunteers.
Owen What did the research show?
Maya Nineteen preferred Model B because it lasted longer.
Owen Were there any limits?
Maya Yes. It was an internal test, not a market study.
Owen Then let's recommend B and state that limitation.
Bir iş arkadaşının sonuçlarına ilgi göstermek
Kısa tepkiler konuşanı anlatmaya devam ettirir. “Really?” sözcüğünü yükselen tonlamayla söyleyin; düz bir tonla söylenirse kulağa ilgisiz gelebilir. Sonra kanıtı sorun.
- “Really?” (Gerçekten mi?)
- “That sounds useful.” (Kulağa faydalı geliyor.)
- “How did the users respond?” (Kullanıcılar nasıl tepki verdi?)
- “What happened next?” (Sonra ne oldu?)
- “Were there any limits?” (Herhangi bir sınırlılık var mıydı?)
Beş bölümlük test raporu
Rakamları tam verin: “four hours longer” iki modeli karşılaştırır, pilin toplam ömrü değildir. Gönüllü çalışanlar müşteri değildir, bu yüzden sınır kararın içinde yer alır.
- Durum: “Our product team tested two portable chargers with 24 staff volunteers.”
- Önemli bilgiler: “Model A was lighter and easier to use. Model B lasted four hours longer, and 19 volunteers preferred it.”
- Karar ya da sonuç: “We recommend Model B for business travellers. This was an internal test, not a market study.”
- Sorumlu: “the team” değil, adı belli tek bir kişi.
- Sonraki adım ve son tarih: “Run a small customer trial of Model B by the end of May, before the launch.”
Sık yapılan hatalar
Bunlar bir raporu zayıflatır:
- “Did users preferred it?” “did” sonrası fiil yalın kalır: “Did users prefer it?”
- “They didn’t tested the price.” Aynı kural: “They didn’t test the price.”
- “The price is cheap.” “The price is low” ya da “It’s good value” deyin; “cheap” kalitesiz bir şeyi de çağrıştırabilir.
- “Customers prefer Model B.” Kanıtınız çalışanlardan geldi: “Nineteen of our twenty-four volunteers preferred Model B.”
Günde 10 dakikalık pratik
Amaç: küçük bir testi ya da kararı bir dakikada, sesli olarak raporlamak.
- 2 dakika: Bu hafta kullandığınız bir ürünü iki sıfat, bir derece sözcüğü ve bir gerekçeyle anlatın.
- 3 dakika: İşteki yakın tarihli bir değişiklik hakkında past simple ile bir olumlu cümle, bir soru ve bir olumsuz cümle kurun.
- 2 dakika: Yukarıdaki konuşmayı dinleyin ve her cümleyi tekrar edin.
- 3 dakika: İşinizden bir test ya da karar için beş bölümlük sözlü bir rapor verin.
Sonraki adım
Sonra aynı sırayı kişiler ve planlar için kullanın: acil aramaları paylaştırmak, ardından birkaç ev sahibiyle görüşecek bir ziyaretçi için program. B1 seviyesinde biten işleri, bekleyen onayı ve sonraki adımları ayıran proje güncellemesi gelir.


