Geleceği anlatmanın üç yolu
İngilizcede tek bir gelecek zaman yoktur; biçim, planın ne kadar kesin olduğuna bağlıdır. Türkçede de “Cumartesi ekiple buluşuyorum.”, “Heykelleri fotoğraflayacağım.” ve “Kapanış saatine ben bakayım.” farklı eklerle söylenir. Çocuğunuza tek bir soru öğretin: “Ayarlandı mı, karar verildi mi, yoksa şimdi mi karar veriyorum?” Going to ve present continuous am, is ya da are ister; “will” ise herkes için aynıdır.
- Başkalarıyla ayarlanmış: present continuous. “I’m playing tennis with Ana at four.”
- Karar verilmiş, bir şey ayarlanmamış: going to. “I’m going to clean my bike.”
- Konuşurken karar verilmiş: will. “I’ll carry that bag for you.”
Ayarlanmış planlar: “What are you doing on Saturday?”
Plan sormak için present continuous ile gelecekteki bir zaman kullanılır: “What are you doing on Saturday?” Cevap aynı biçimi korur ve kiminle, nerede ya da saat kaçta olduğunu ekler: “I am meeting the mural team at ten.” Türkçede de “Cumartesi buluşuyorum.” yakın bir plan için kullanıldığından bu kalıp tanıdık gelir.
“What do you do on Saturdays?” farklıdır: bir alışkanlığı sorar ve geniş zamanla cevaplanır: “I usually play basketball.” Çocuğunuz farkı duysun diye ikisini de aynı hafta sorun.
Nia What are you doing on Saturday?
Leo I am meeting the mural team at ten.
Going to ile niyetler
Going to, önceden verilmiş bir kararı gösterir: am, is ya da are + going to + fiil. “I am going to photograph three sculptures.” Konuşurken çoğu kişi “gonna” der, ama yazıda her zaman “going to” kullanılır.
Birçok plan iki biçimle de söylenebilir: “I’m visiting Grandma on Sunday.” ve “I’m going to visit Grandma on Sunday.” ikisi de doğrudur; ilki planın önceden ayarlandığını düşündürür. İkisi de uyuyorsa ikisini de kabul edin.
Öneriler ve teklifler: “Could we…?” ve “I’ll…”
Kibarca bir plan önermek için “Could we…?” ve bir fiil kullanılır: “Could we visit the gallery afterwards?” “Afterwards” “ondan sonra” demektir, bu yüzden ikinci bir saate gerek kalmaz. Cevaplar: “Yes, good idea.” ya da “Sorry, I can’t. I’m helping my dad.”
Biri o an bir iş üstlendiğinde İngilizcede will kullanılır: “Yes. I will check the closing time.” Konuşmada bu “I’ll check.” olur. Türkçedeki “Ben bakayım.”, “Ben getiririm.” gibi teklifler İngilizcede genellikle “I’ll…” ile söylenir: “I’ll bring the snacks.”
Leo Could we visit the gallery afterwards?
Nia Yes. I will check the closing time.
Hafta sonu günlüğü: yazmadan önce planlayın
Gelecek hafta sonu için tutulan bir günlük, üç plan türünü kısa bir metinde bir araya getirir. Bir örnek: “SATURDAY DIARY. 10:00 Meet the mural team. 12:00 Visit the gallery. I am going to photograph three sculptures. I will carry the shared sketchbooks.” Saatli satırlar not biçiminde yazılmış ayarlanmış planlardır; son iki cümle bir niyet ve bir teklif ekler.
Saati yalnızca biliniyorsa yazın; bilinmiyorsa “closing time: check” yazıp sonra doldurun. Tarifedeki saatler için geniş zaman kullanılır: “The gallery closes at five.” Önce dört şeyi planlayın:
- Amaç: kim okuyacak ve neden
- İlk adım: önce ne oluyor, saat kaçta
- Destek: kim ya da ne yardım edecek
- Son kontrol: saatler doğru mu, sıra açık mı?
Sık yapılan hatalar ve kolay düzeltmeleri
Bu hatalar A2 seviyesinde normaldir. Cümleyi doğru hâliyle tekrar edin ve sorun: “Ayarlandı mı, karar verildi mi, şimdi mi karar veriyorsun?”
- Bu hafta sonu için “What do you do on Saturday?”: bu soru alışkanlığı sorar; “What are you doing on Saturday?” deyin.
- “I going to…”: am, is ya da are ekleyin: “I am going to…”
- “I will to check.”, “Could we to visit…?”: will ve could’dan sonra “to” gelmez.
- Anlık bir teklif için “I’m going to check.”: “I’ll check.” daha doğal duyulur.
- “at Saturday”, “on ten o’clock”: günlerle on, saatlerle at: “on Saturday at ten”.
Evde oyun: gerçek hafta sonunu planlayın
Perşembe ya da cuma akşamı 15 dakika hafta sonunu İngilizce planlayın. 1. tur: herkes “What are you doing on Saturday?” diye sorar ve gerçek bir planı saatiyle söyler. 2. tur: herkes going to ile bir niyet ekler. 3. tur: küçük bir sorun söyleyin (“We need bread.”), çocuğunuz yardım teklif etsin: “I’ll buy some.”
Sonra çocuğunuz beş satırlık bir aile günlüğü yazsın ve kontrol edilmemiş saatleri, kontrol edilene kadar soru işaretiyle işaretlesin.
Sonraki adım
Sonra koşul ekleyin: “If it rains, we’ll go to the gallery first.” “Would you like to come?” ile kısa bir davet yazmak da iyi bir sonraki adımdır.

purpose
first action
support
final check