Galeri ziyareti için sanat kelimeleri
Painting, boyayla yapılmış her resimdir; mural ise doğrudan bir duvara yapılan resimdir (duvar resmi). Portrait bir insanı, landscape ise kırları, nehirleri ya da denizi gösterir. Sculpture düz değildir: etrafında dolaşabilirsiniz. Çocuklar “portrait” ve “landscape” kelimelerini tabletten tanıyor olabilir; orada dikey ve yatay ekran demektir. Portre tabloları genellikle dikey, manzara resimleri ise genellikle yataydır.
- art gallery – sanat galerisi
- sculpture – taş, metal, ahşap ya da kilden yapılan heykel
Ön plan, arka plan, sol ve sağ
Foreground (ön plan), resimde size en yakın görünen, genellikle alttaki kısımdır. Background (arka plan) en uzakta görünen kısımdır: çoğu zaman gökyüzü, tepeler ya da binalar. İngilizcede “in the foreground” ve “in the background” denir ama “on the left” ve “on the right” denir. Türkçede “önde” ve “solda” derken aynı -de/-da ekini kullanırız; İngilizce ise in ile on arasında seçim yapar. Köşeler “in” alır: “in the top left corner”.
- in the middle – ortada, ön ile arka arasında
- behind, beside, under, above – iki şeyi birbirine bağlamak için
Net bir cümle: ne, ayrıntı, yer
A2 seviyesinde “There is a woman.” cümlesi, bir ayrıntı ve bir yer içeren tek bir cümleye dönüşür. Pale, dark ve bright gibi ton kelimeleri rengin önüne gelir: “a pale grey sky”. Türkçedeki “açık gri gökyüzü” de aynı sıradadır. Sohbet ederken insanlar çoğu zaman “is standing” der; “stands” daha çok sesli rehber gibi duyulur. İkisi de doğrudur. Aşağıda bir kişi, bir galerinin sesli rehberi için bir tabloyu tarif ediyor.
Nia Describe the painting for my audio guide, Leo.
Leo A woman in a yellow coat stands in the foreground.
Nia What is behind her?
Leo A blue bridge crosses the background, under a pale grey sky.
Nia Where are the boats?
Leo Three red boats are on the left, beside a dark green riverbank.
Going to, will ve present continuous
İngilizcede geleceği anlatmanın üç yaygın yolu vardır. Going to önceden karar verilmiş bir plandır: “What are you going to paint?” “I am going to paint a river mural.” Will ise konuşurken yapılan bir teklif ya da karardır: “I will carry the brushes.” Konuşmada bu çoğu zaman “I’ll carry the brushes.” olur. Türkçede böyle bir teklifi genellikle geniş zamanla yaparız (“Fırçaları ben taşırım.”). Will tahmin de bildirir: “The foreground will be bright.” Zaman ifadesiyle kullanılan present continuous, başkalarıyla ayarlanmış bir buluşmayı anlatır: “We are meeting the artist on Friday.” Türkçede de “Cuma günü sanatçıyla buluşuyoruz.” deriz.
un- ve im- ile zıt anlamlılar
İngilizcede pek çok zıt anlamlı kelime bir önekle başlar. Türkçede -sız/-siz eki sona gelir (sabırsız), İngilizcede ise ek başa gelir. En yaygını un- ekidir; im- çoğu zaman p ya da m ile başlayan kelimelerin önüne gelir. Her zaman işleyen bir kural yoktur (“popular” un- alır), bu yüzden her çifti birlikte öğrenin.
- popular – unpopular (sevilen – sevilmeyen)
- friendly – unfriendly (cana yakın – soğuk)
- tidy – untidy (düzenli – dağınık)
- patient – impatient (sabırlı – sabırsız)
- possible – impossible (mümkün – imkânsız)
- polite – impolite (kibar – kaba)
Açık bir sonla biten macera hikâyesi
10–12 yaşındaki çocuklar sık sık kısa macera hikâyeleri yazar ve en zor kısım sondur: hikâye birden biter ya da her şey bir rüya çıkar. Güçlü bir son neyin nerede bulunduğunu söyler, akıllıca bir seçimi gösterir ve bir gelecek zaman yapısıyla ileriye bakar: “Inside the cupboard, I found the missing portrait. I didn’t move it; I called the gallery manager instead. Tomorrow we are going to hang it back on the wall.”
Evde oyun: Sesli rehber sen ol
Herhangi bir resim seçin: bir kartpostal, bir kitap kapağı ya da internetteki bir tablo. Çocuğunuz sesli rehber olur ve ön plan, arka plan ve bir yan hakkında, her birinde bir renk olan üç cümle söyler. Siz resme bakmadan duyduğunuzu çizin, sonra karşılaştırıp rolleri değişin. “What are you going to draw next?” diye sorarak bitirin ve “I am going to…” cevabını bekleyin.
Sık yapılan hatalar ve kolay düzeltmeleri
Cümleyi doğru hâliyle tekrar edin ve devam edin.
- “in the left”: yanlar “on” alır: “on the left”.
- “in foreground”: “the” kalır: “in the foreground”.
- “a grey pale sky”: ton kelimesi önce gelir: “a pale grey sky”.
- Anlık bir teklif olarak “I’m going to carry it!”: will kullanın: “I’ll carry it.”
- “unpossible”, “unpolite”: bu kelimeler im- alır: “impossible”, “impolite”.
Sonraki adım
Sırada buluşmalar, planlar ve bir teklif içeren bütün bir hafta sonu günlüğü var. Ardından başka bir şeye bağlı planlar gelir: “If it rains, we will paint indoors.”

art gallery
painting
mural
background
foreground
portrait
landscape
sculpture