Sekiz spor ve önlerine gelen fiiller
Çocukların çoğu bu sporların bazılarını zaten bilir; asıl yeni adım, önlerine gelen fiildir. Caving mağara keşfetmek, paragliding ise yamaç paraşütü demektir. Türkçede “kayak yapmak” dediğimiz için çocuklar kolayca “do skiing” der. Çocuğunuzdan sekiz sporu iki gruba ayırmasını isteyin:
- play + top ve takım oyunları, Türkçedeki oynamak fiili gibi: “play baseball”, “play rugby”
- go + sonu -ing ile biten etkinlikler: “go skiing”, “go ice skating”, “go mountain biking”, “go caving”, “go paragliding”, “go rock climbing”
How long ve how often: bir sporcuyu anlatmak
Bir spor profilinde üç zaman kullanılır. Alışkanlık için present simple gelir: “She trains three evenings a week.” Hâlâ süren bir şey için for ile present perfect gelir: “She has climbed for four years.” Türkçede “Dört yıldır tırmanıyor.” dediğimiz için “She is climbing for four years.” demek çok kolaydır. “last spring” gibi bitmiş bir zaman ise past simple ister. Genç bir tırmanıcıyla ilgili bu röportajda, çocuğunuz her cevapta hangi zamanın kullanıldığını söylesin.
Nia How experienced is she?
Leo She has climbed for four years and completed her first outdoor route last spring.
Nia How often does she train?
Leo She trains indoors three evenings a week, and she goes mountain biking on Sundays.
Gerçek planlar: if + present, sonra will
Bu kalıp gerçekten olabilecek şeyler içindir. if’li yarıda, gelecekten söz etse bile geniş zaman kullanılır: “What will you do if the weather changes?” “If it rains, I will train indoors.” Türkçedeki “Yağmur yağarsa içeride antrenman yaparım.” cümlesinde “yağarsa” kısmında gelecek zaman eki olmadığı gibi, İngilizcede de if’ten sonra will gelmez. İki yarının yeri değişebilir: “I will train indoors if it rains.” Virgül yalnızca if başta olduğunda konur.
- If the path is dry, we will ride.
Hayal edilen seçimler: if + past, sonra would
Hayal edilen bir durum için if’ten sonra geçmiş zaman, diğer yarıda would kullanılır: “If I tried caving, I would go with a guide.” Buradaki tried dün anlamına gelmez; geçmiş biçim, bunun bir hayal olduğunu gösterir. Türkçedeki “Mağaracılık denesem, rehberle giderdim.” cümlesi buna çok yakındır. “If we go skiing this winter, I will take lessons.” mümkün bir geziyi, “If I went skiing, I would take lessons first.” ise sadece bir hayali anlatır. Şu soruları konuşun ve her seferinde bir sebep isteyin.
- Would you try paragliding? Why or why not?
- If you went caving, what would you take?
dis- ve in- ile zıt anlamlılar
İngilizcede birçok zıt anlamlı kelime bir ön ekle yapılır ve hangi ön ekin geleceğini gösteren basit bir kural yoktur; bu yüzden her çifti birlikte öğrenin: “An inexperienced climber should go with an experienced coach.” “unhonest” ya da “uncorrect” denmez.
- honest – dishonest (dürüst – dürüst olmayan)
- like – dislike (sevmek – sevmemek)
- obey – disobey (kurala uymak – kuralı bilerek çiğnemek)
- correct – incorrect (doğru – yanlış)
- experienced – inexperienced (deneyimli – deneyimsiz)
- sensitive – insensitive (duyarlı – duyarsız)
Kavram haritasından ziyaretçi broşürüne
Kavram haritasında yer ortaya yazılır ve etrafına üç dal çizilir: ziyaretçiler ne yapabilir, onlara kim yardım eder ve yanlarında ne getirmeleri gerekir. Her dal bir iki cümleye dönüşür; çoğu “Choose…” ya da “Bring…” gibi bir yönergedir. Hiçbir dalın kaybolmadığını kontrol edin; yardım dalı kolayca unutulur. Hayali bir park için kısa bir örnek:
- TRY THE RIVERSIDE BIKE PARK
- Choose the easy track or the hill track.
- If you are new, a coach will help you.
- Bring a helmet, gloves and water.
- If it rains, the hill track will close.
Evde oyun: A planı ve B planı
Yarının hava durumuna birlikte bakın. Çocuğunuz iki gerçek plan yapsın: “If it is sunny, we will ride to the park. If it rains, we will play table tennis.” Sonra bir spor söyleyip “Would you try it?” diye sorun; çocuğunuz would ve bir sebeple cevap versin. Başka bir gün, bildiğiniz bir havuz ya da park için kavram haritası çizip birlikte dört cümlelik bir broşür yazın.
Sık yapılan hatalar ve kolay düzeltmeleri
Cümleyi doğru hâliyle tekrar edin ve konuşmaya devam edin.
- “If it will rain…”: if’ten sonra will gelmez: “If it rains, I will stay inside.”
- “If I would try caving…”: would yalnızca bir yarıda olur: “If I tried caving, I would…”
- “She is climbing for four years.”: hâlâ sürüyor: “She has climbed for four years.”
- “She has finished the route last spring.”: bitmiş bir zaman past simple ister: “She finished the route last spring.”
- “play skiing”, “play caving”: “go skiing”, “go caving”.
Sonraki adım
Sırada have ve has ile deneyimleri anlatmak var; since, for, just ve already de eklenir: “We have been here since six.” Daha sonra would tavsiye vermek için de kullanılır: “If I were you, I would wear a helmet.”

ice skating
skiing
baseball
rugby
mountain biking
caving
paragliding
rock climbing