Altı kelime: yüzün dört bölümü ve iki duygu
Yüzle başlayın: çocuğunuz onu her yerde gösterebilir; kendi yüzünde, sizin yüzünüzde ya da bir oyuncak ayıda. Bir kartın sesini dinletin, o bölümü gösterin ve çocuğunuz sizi taklit etsin. İlk cevap göstermektir; kelime sonra gelebilir.
“Happy” ve “sad” göstermesi en kolay duygulardır, çünkü işin çoğunu ağız yapar.
- “ears” (kulaklar) – iki kulağınıza dokunun
- “eyes” (gözler) – iki gözünüzü gösterip gözlerinizi kırpıştırın
- “nose” (burun) – burnunuzun ucuna hafifçe dokunun
- “mouth” (ağız) – ağzınızı kocaman açın
- “happy” (mutlu) – kocaman gülümseyin
- “sad” (üzgün) – dudaklarınızın kenarlarını aşağı indirin
“What has it got?” – “It’s got two ears.”
Tek bir soru yüzle ilgili dört kelimenin hepsini kapsar: “What has it got?” (Neleri var?) Cevap “It’s got …” ile başlar. Buradaki “it’s”, “it is” değil, “it has” kısaltmasıdır. Çocuğunuzun bu kuralı bilmesi gerekmez ama bilmek, kalıbı sabit tutmanıza yardım eder.
Küçük kelimelere dikkat edin. Kulaklar ve gözler çift olduğu için “-s” alır: “two eyes”. Burun ve ağız birer tanedir: “a nose”. Renk, yüzle ilgili kelimeden önce gelir: “two green eyes”.
Nia What has the puppet got?
Leo It's got two green eyes.
Mutlu mu, üzgün mü? Duyguları sormak
Duygularda “it’s” öbür anlamıyla, yani “it is” olarak kullanılır: “It’s happy.” Soruda sıra değişir: “Is it sad?” Baş sallamak, “No” demek ya da doğru yüz ifadesini yapmak iyi bir cevaptır. Bir duygu kartını gösterip sorun, sonra çocuğunuz gösterip size sorsun.
Leo Is it sad?
Nia No. It's happy!
İki yüzlü bir kukla yapın, sonra beş dakika oynayın
Birçok utangaç çocuk bir kuklanın ağzından konuşmayı daha kolay bulur. Kâğıt tabağın bir yüzüne mutlu, öbür yüzüne üzgün bir surat çizin ve alt kısmına bir dondurma çubuğu bantlayın. Her bölümü çizerken adını söyleyin, “Eyes. Two eyes.”, renkleri de çocuğunuz seçsin. Sonra her gün aynı saatte oynayın:
- 1. dakika: altı kartın sesini dinletin ve her bölümü kendi yüzünüzde gösterin.
- 2–3. dakika: kuklayı kaldırıp “What has it got?” diye sorun. Tek kelimelik cevabı (“Nose!”) kabul edin ve tam cümleyi geri söyleyin: “Yes, it’s got a nose.”
- 4. dakika: kuklayı çevirip “Is it sad?” ya da “Is it happy?” diye sorun.
- 5. dakika: rolleri değiştirin. Kuklayı çocuğunuz tutsun ve size sorsun. Bir cevabı bilerek yanlış verin; çoğu çocuk bir yetişkini düzeltmeye bayılır.
Üzgün bir arkadaşa nazik sözler
Çocuğunuz üzgün yüzü tanıyınca küçük bir nezaket adımı ekleyin. Kuklayı üzgün tarafına çevirin ve ona sorun: “What’s the matter?” (Neyin var?) Kukla cevap versin: “I’m sad.” Çocuğunuz teklif etsin: “Would you like to play?” – “Yes, please.” Sonra kuklayı mutlu tarafına çevirin.
Bu sahne çocuğunuza bir duyguyu fark etmeyi ve ona nazikçe karşılık vermeyi gösterir. Çocuğunuz hiç konuşmadan kuklayı uzatırsa sözleri onun yerine siz söyleyin.
Sık yapılan hatalar
Bu yaşta bu hatalar normaldir. Düzeltmek yerine doğrusunu geri söyleyin:
- Türkçeden gelen “two eye”: Türkçede sayıdan sonra isim tekil kalır (“iki göz”), bu yüzden çocuk “It’s got two eye.” diyebilir. İngilizcede ise birden fazla şey için isim “-s” alır: “two eyes”.
- “It’s got nose.”: Türkçede “burnu var” derken genellikle “bir” kullanmayız. İngilizcede tek bir burun için “a” gerekir: “It’s got a nose.”
- “Two greens eyes.”: İngilizcede renkler hiç “-s” almaz: “two green eyes”.
- “It’s got happy.”: Duygularda “got” kullanılmaz: “It’s happy.”
- “Eyes” ile “ears” karışıyor: İki kelimeyi de söyleyin ve her seferinde gösterin; çocuğunuz iki kelimenin ne kadar farklı başladığını duysun.
Sonraki adım
Çocuğunuz kuklayı yardım almadan anlatabildiğinde aynı yüz kelimeleriyle duyulara geçin: “I can see with my eyes.” Aşağıdaki yazılar ayrıca “Let’s …” davetlerini tekrar ediyor ve kukla yaptıktan sonra ortalığı toplamayı ekliyor.

ears
nose
eyes
mouth
sad
happy
ask kindly
invite to play
play together