Üç eşya, üç yer ve küçük bir kelime
Her ifade üç parçadan oluşur: bir eşya, “in” kelimesi ve bir yer. Çocuğunuza altı isim yeter: “paint” (boya), “pencils” (kalemler) ve “paper” (kâğıt) eşyalardır; “tray” (tepsi), “cup” (bardak) ve “basket” (sepet) de onların yerleri. Her kartın sesini dinletin, sonra ifadeyi gerçek eşyalarla gösterin; çocuğunuz bir şey söylemeden önce göstersin ya da eşyayı kendisi taşısın.
Türkçede “içine” anlamı kelimenin sonuna eklenir: bardağa, sepete. İngilizcede ise ayrı bir kelime olan “in” yerin önüne gelir: “in the cup”. Bu yüzden “in” kelimesini net söyleyin.
- “Paint in the tray.” – boya kaplarını bir tepsiye dizin
- “Pencils in the cup.” – kalemleri tek tek bir bardağa bırakın
- “Paper in the basket.” – kâğıtları bir sepete düz yerleştirin
- “in” kelimesini ellerinizle gösterin: bir eliniz kap olsun, öbür eliniz onun içine girsin.
Tek soru: “Where does it go?”
Bir eşyayı kaldırın ve sorun: “Where does it go?” Buradaki “go” “gitmek” değil, “yeri olmak” anlamındadır; soru eşyanın nerede durduğunu sorar, yani “Bunun yeri neresi?” demektir. Doğal cevap kısadır: “In the tray.” ya da “Paint in the tray.” Tam cümle olarak “It goes in the tray.” da doğrudur.
Elinizde bir avuç kalem varsa “Where do they go?” sorusunu da duyabilirsiniz. Cevap aynı kalır: “In the cup.”
Dinleyin: Resim bitti, masa toparlanıyor
Aşağıdaki dört satır bütün rutini gösterir: bitmiş bir resim, başlamak için “Let’s tidy up.”, bitirmek için “All tidy!” (Her şey yerinde!). Evde de aynı açılış ve kapanış cümlelerini kullanın; böylece çocuğunuz toparlanmanın ne zaman başlayıp bittiğini bilir.
“Let’s” “hadi birlikte yapalım” demektir; bu yüzden kulağa emir gibi değil, davet gibi gelir.
Leo Our picture is ready.
Nia Let's tidy up.
Leo Paint in the tray.
Nia Pencils in the cup. All tidy!
Toparlama oyunu: Sırayı çocuğunuz seçsin
Küçük çocuklar komutları hem dinleyip hem de kendileri verdiklerinde daha iyi öğrenir. Üç eşyayı masaya, yerlerini de yanlarına koyun:
- 1. tur: Boyayı kaldırıp “Where does it go?” diye sorun. Çocuğunuz tepsiyi göstersin ya da “In the tray!” desin. Boyayı yerine koyup tam ifadeyi söyleyin.
- 2. tur: Çocuğunuz bir eşya seçip nereye gittiğini söylesin, siz de kaldırın. Arada bilerek yanlış yapın; çoğu çocuk bir yetişkini düzeltmeye bayılır.
- Hafıza turu: Çocuğunuz bir sıra seçsin, siz de her yeri sırayla göstererek o sırayı tekrar edin. Sonra rolleri değiştirin.
- İki üç turdan sonra “All tidy!” deyip beşlik çakın.
Gerçek bir resim saatinin sonunda deneyin
Oyun en iyi, gerçek bir resim etkinliğinin sonunda işe yarar. Resim bitince önce “Our picture is ready.” (Resmimiz hazır.), ardından “Let’s tidy up.” deyin. Her seferinde aynı yerleri kullanın ki sorunun hep net bir cevabı olsun.
Kuru malzemelerle başlayın: önce kalem ve kâğıt; rutin kolaylaşınca boyayı ekleyin. Kâğıtlarınız bir kutuda duruyorsa “Paper in the box.” deyin. Kalıp her eşyaya uyar: “Crayons in the box.”, “Brushes in the cup.”
Sık yapılan hatalar
Bu yaşta bu hatalar normaldir. Düzeltmek yerine doğrusunu geri söyleyin:
- “Pencils in cup.”: Türkçede “the” gibi bir kelime olmadığı için ilk düşen kelime genellikle odur. İfadeyi “the” kelimesini hafifçe vurgulayarak tekrar edin: “Yes, pencils in the cup!”
- “Pencils on the cup.”: “on” “üstünde” demektir. Farkı gösterin: bir kalemi bardağın içine koyun, bir başkasını da üstüne yatırın.
- İlk gün üç yeri birden göstermek: Bardak ve sepetle başlayın, onlar kolay gelince tepsiyi ekleyin.
- Bütün konuşmayı kendiniz yapmak: Öğrenme, komutu çocuğunuz verdiğinde olur; daha uzun sürse bile.
Sonraki adım
Çocuğunuz yerleri yardım almadan söyleyince evden yeni yerler ekleyin: “Books on the shelf.” (Kitaplar rafa.) ile “on” gelir, “Toys in the box.” (Oyuncaklar kutuya.) ile “in” tekrar edilir. Toparlanma, “Can I help?” ile başkalarına yardım etmeye de bağlanır; aşağıdaki yazılar aile ve oyun parkıyla devam ediyor.

paint in the tray
pencils in the cup
paper in the basket