Yardım istemek, teklif etmek ve kabul etmek
Emir yerine soru kullanın. “Help me with this.” kulağa emir gibi gelebilir; “Can you help me?” ise kibardır. “Can you give me a hand?” aynı anlama gelir ve iş arkadaşları arasında çok yaygındır. Türkçedeki “bana” yüzünden “Can you help to me?” demek kolaydır, ama “help” ile kişi arasına “to” girmez. Ardından sorunu kısa bir cümleyle söyleyin.
- Yardım istemek: “Can you help me?” / “Can you give me a hand?”
- Sorunu söylemek: “I can’t log in.” / “I don’t know how to do this.”
- Teklif etmek: “Can I help?” / “Do you want a hand?”
- Kabul etmek: “Yes, please.” / “That would be great, thanks.”
- Gerek yoksa: “No, thanks. I’m OK.”
Dinleyin: dosya yüklemede yardım
Bu konuşmada bir çalışan bir dosyayı yükleyemiyor. Üç adıma dikkat edin: sorunu söylüyor, anlamadığı tek adımı soruyor ve teşekkür etmeden önce sonucu doğruluyor.
Maya Can you give me a hand? I can't upload this file.
Owen Sure. First, open the project page.
Maya How do I do that?
Owen Click this link. Next, choose Upload.
Maya It's working now. Thanks.
Owen No problem.
Günlük işler için teknoloji kelimeleri
“Upload” ve “download” zıt anlamlıdır: “upload” cihazınızdan çevrim içi bir sisteme dosya göndermek, “download” ise internetten cihazınıza dosya ya da uygulama almaktır. Türkçede “yüklemek” program kurmak için de kullanılır, ama İngilizcede uygulama için “upload” denmez: “Download the new app.” “Log in” iki kelimelik bir fiildir (“I can’t log in.”); bitişik “login” ise isimdir: “your login details”.
- laptop (dizüstü bilgisayar): “Connect the laptop to the projector.”
- smartphone (akıllı telefon): “Use your smartphone to confirm.”
- app (uygulama): “Open the banking app.”
- log in (giriş yapmak): “First, log in to your account.”
- download (indirmek): “Download the new app.”
- upload (sisteme yüklemek): “Upload the signed form.”
- online transfer (internetten para gönderme): “I make an online transfer each Friday.”
Adımları sırayla vermek: first, next, then, finally
Her adımda tek bir eylem verin. Adıma bir sıra kelimesi ve virgülle başlayın, ardından özne kullanmadan fiilin yalın hâlini söyleyin: “open”, “choose”, “check”. Konuşurken sıra kelimesinden sonra kısa bir duraklama yapın ve fiili vurgulayın.
Bir adım açık değilse yalnızca o adımı sorun: “How do I do that?” ya da “Can you show me?” Her şey çalışınca bunu söyleyin: “It’s working now.” Böylece iş arkadaşınız sorunun çözüldüğünü anlar.
- “First, open the app.”
- “Next, log in.”
- “Then, check the details.”
- “Finally, confirm the transfer.”
Ne sıklıkla? always, usually, sometimes, never
Sıklık zarfları asıl fiilden önce, “am”, “is” ve “are”dan sonra gelir: “I always check the number.”, “The app is usually fast.” Türkçede “her zaman” cümlenin başında durabilir; İngilizcede ise özne ile fiilin arasına girer.
“How often do you …?” diye sorun. “he”, “she” ve “it” ile “does” kullanılır ve fiil yalın kalır: “Does she use the app?” Sorularda “ever” “hiç” anlamına gelir: “Do you ever use the banking app?” – “Yes, I sometimes use it on my phone.”
- always (her zaman): “I always check the number.”
- usually (genellikle): “She usually uses a laptop.”
- sometimes (bazen): “We sometimes work from home.”
- never (hiçbir zaman): “He never shares his password.”
- “How often do you upload files?” – “Every day.”
Dört adımlık yardım notu yazmak
Her hafta tekrarlanan bir işi bir kez yazıya dökün: “How to” ile başlayan bir başlık, ardından numaralandırılmış dört adım. Notu, her adımı sesli okuyarak test edin.
- “HOW TO UPLOAD THE ORDER”
- 1. “First, open the project page.”
- 2. “Next, choose Upload.”
- 3. “Then, select the order file.”
- 4. “Finally, check the file name and confirm.”
Sık yapılan hatalar
Anlaşılırsınız, ama bu hatalar kulağa hemen takılır:
- “Can you help to me?” “help”ten sonra doğrudan kişi gelir: “Can you help me?”
- “Can you give me hand?” Kalıpta “a” vardır: “give me a hand”.
- “Does she uses the app?” “does”tan sonra fiil yalın kalır: “Does she use the app?”
- “How often you upload files?” Türkçede soru için yardımcı fiil yoktur; İngilizcede burada “do” gerekir: “How often do you upload files?”
- “I check always the number.” Zarf fiilden önce gelir: “I always check the number.”
- “Upload the new app.” Uygulama cihaza indirilir: “Download the new app.”
Günde 10 dakikalık pratik
Sesli çalışın ve her gün aynı sırayı izleyin.
- 3 dakika: Konuşmayı dinleyin, her cümleden sonra durdurup tekrar edin, sonra diğer kişinin cümlelerini siz söyleyin.
- 2 dakika: Kendi işinizden üç sorun söyleyin (“I can’t open …”) ve her biri için yardım isteyin.
- 2 dakika: Araçlarınızla ilgili “How often do you …?” sorusunu cevaplayın: “I usually use my laptop.”
- 3 dakika: Bildiğiniz bir işi dört adımda anlatın, yardım notu olarak yazın ve sesli okuyun.
Sonraki adım
Sırada bir siparişteki hatayı açıklamak ve düzeltilmiş belgeyi e-postayla göndermek var. Ardından yeni bir iş bağlantısına kısa bir takip e-postası yazmak gelir.

