Kısa bir hikâyenin beş parçası
Her parçaya bir iki cümle yeter:
- Sahne: “Last October, I was staying with friends in Porto.”
- Arka plan: “It was raining, and we were looking for a taxi.”
- Ana olaylar: “A bus stopped, and we got on.”
- Sonuç: “It was the wrong bus, so we ended up on the other side of the city.”
- Son ve tepki: “Although we were lost, we found a wonderful little restaurant there.”
Sahneyi at, in ve on ile kurmak
İlk cümle ne zaman ve nerede olduğunu söyler. Türkçede “Porto’da”, “nisanda”, “istasyonda” ve “saat sekizde” hep aynı -de/-da ekiyle kurulur; İngilizcede ise yerin ya da zamanın türüne göre in, on veya at seçilir:
- in: şehir, ülke, ay ve günün bölümleri: “in Porto”, “in April”, “in the evening”
- on: gün, tarih ve toplu taşıma: “on Friday”, “on 3 May”, “on the train”
- at: saat, belirli bir nokta ve bazı kalıplar: “at eight thirty”, “at the station”, “at night”
- last, next ve this’in önüne edat gelmez: “last June”; “in last June” denmez.
Arka plan için past continuous, olaylar için past simple
Past continuous (was/were + -ing) zaten sürmekte olan bir eylemi gösterir; past simple durumu değiştiren olayları anlatır. İkisi buluşunca uzun eylem continuous, araya giren kısa olay simple olur, tıpkı “Sinemanın önünde bekliyordum, mesaj attı.” cümlesindeki gibi. Konuşmada was ve were çoğunlukla zayıf söylenir: /wəz/, /wə/.
- Arka plan: “It was raining, and people were waiting under the trees.”
- Kesintiye uğrayan eylem: “We were carrying the boxes when the rain started.”
- Art arda olaylar: “I opened my bag, looked inside and found my passport.”
- Durum fiilleri simple kalır: “I knew him from college.” Türkçede “tanıyordum” desek de İngilizcede “I was knowing him” denmez.
Kısa bir konuşma: planların bozulduğu akşam
Arka plana (“was waiting”), sonuca (“so”), dönüm noktasına (“Suddenly”) ve sondaki karşıtlığa (“Although”) kulak verin.
Maya Did you ever miss a film you really wanted to see?
Owen Yes, once. One rainy evening, I was waiting for Anna outside the cinema when she sent me a message.
Maya What happened?
Owen Her bus broke down, so she was very late. The rain got heavier, and I went into the cafe across the street.
Maya Was that the end of your evening?
Owen No. Suddenly, someone called my name. It was Dev, an old college friend. I last saw him five years ago.
Maya What did you do after that?
Owen Anna arrived twenty minutes later and joined us. Although we missed the film, the three of us had a great evening.
Sıralama ve bağlama sözcükleri
Sıralama ifadeleri olayları sıraya koyar; because, so ve although ise onları birbirine bağlar.
- Başlangıç: “One rainy evening last October, …”
- Aynı an: “When I checked my phone, I saw her message.”
- Daha sonra: “Two minutes later”, “After that”, “The next day”
- Dönüm noktası: “Suddenly, someone called my name.”
- Neden ve sonuç: “She was late because her bus broke down, so I went into the café.” Türkçede neden önce gelir (“otobüsü bozulduğu için”); İngilizcede because’lu kısım çoğunlukla ana cümleden sonra gelir.
- Karşıtlık: “Although we missed the film, we had a great evening.”
- Son: “In the end” “sonunda” demektir; “at the end of the evening” ise akşamın bittiği andır.
Sonu ve tepkinizi söyleyin
Nasıl bittiğini ve ne hissettiğinizi, gücü doğru seçilmiş bir sıfatla söyleyin:
- Çok iyi: “The view from our room was wonderful.”
- İdare eder: “The hostel was basic, but it was not bad for the price.”
- Çok kötü: “The trip home was awful because the train was late.”
Sık yapılan hatalar
Hepsinin kolay bir düzeltmesi var:
- “when she was sending me a message.” Araya giren olay past simple olur: “when she sent me a message.”
- “Although we missed the film, but …” although ya da but: ikisinden biri yeter.
- “We were going camping every summer.” Alışkanlık için: “We went camping every summer.” ya da “We used to go camping every summer.”
- “I didn’t went.” didn’t’ten sonra fiilin yalın hâli gelir: “I didn’t go.”
- “book-ed” diye fazladan hece eklemek. -ed yalnızca t ya da d sesinden sonra /ɪd/ olur: “wanted”. “booked” ve “missed” tek hecedir.
- Hikâyeyi yarım bırakmak. Sonunda ne olduğunu ve ne hissettiğinizi söyleyin.
Günde 15 dakikalık pratik
Gerçek bir gezi ya da akşam seçin; yaşanmış hikâyeler daha kolay anlatılır.
- 3 dakika: Konuşmayı dinleyin, her cümleden sonra durdurup tekrar edin.
- 3 dakika: Sahneyi, arka planı, iki olayı ve sonu not alın.
- 6 dakika: when, so ya da because ve although kullanarak 120–150 kelime yazın.
- 3 dakika: Sesli okuyun, sonra metne bakmadan anlatın.
Sonraki adım
Olanları anlatabildiğinizde, olacakları planlayın: saatleri ve yedek planı olan bir seyahat programı. Ardından geçmiş olayları bugüne bağlayın; örneğin bir deneyimi ve onun neyi değiştirdiğini anlatan bir yazı.

