Önce fotoğrafın tamamı, sonra ayrıntılar
Açık bir anlatım büyükten küçüğe gider: fotoğrafın ne gösterdiği, ne zaman ve nerede çekildiği, kişiler tek tek ve en sonda neden önemli olduğu. İşin çoğunu şu açılışlar yapar:
- “This photo shows …” – Bu fotoğrafta … görülüyor.
- “I took it last summer at my cousin’s wedding.” – Geçen yaz kuzenimin düğününde çektim.
- “The person on the left is …” – Soldaki kişi …
- “I like this picture because …” – Bu fotoğrafı seviyorum, çünkü …
There is, there are ve yer bildiren ifadeler
Eylemlerden önce fotoğrafta ne olduğunu there is/are ile söyleyin: “There are two chairs next to the window.” Türkçedeki “var” tekil ve çoğulda aynıdır; İngilizcede çoğul için “there are” gerekir. Sonra her kişiyi ve eşyayı yerleştirin. Türkçede yer bildiren kelime sona gelir (“masanın üstünde”), İngilizcede başa: “on the table”.
- in (içinde): “A woman is standing in the doorway.”
- under (altında): “The black bag is under the chair.”
- next to (yanında): “He’s standing next to the woman in the red coat.”
- in front of (önünde): “The photographer is standing in front of the group.”
- between (arasında): “Her aunt is standing between them.”
Fotoğraf için present continuous, alışkanlık için present simple
Fotoğraftaki kişilerin yaptığı şey o anda oluyor; bu yüzden am/is/are + -ing kullanın. Anın dışındaki gerçekler ve alışkanlıklar için present simple kullanın. Türkçede “-yor” ikisini de karşılayabilir (“Mutfakta çalışıyor.”); İngilizcede ayırmanız gerekir. İkisi bir paragrafta olunca okuyan neyin olağan, neyin o ana özel olduğunu görür.
- Şu an: “The photographer is moving the lamp.”
- Alışkanlık: “He works in a studio every weekday.”
- Geçici durum: “This month, he’s helping with an archive project.”
- Durum fiilleri çoğunlukla simple kalır: “They look tired but excited.”
Kısa bir konuşma: eski bir fotoğrafı yeniden çekmek
İki kişi 1986’da bir fırında çekilmiş bir aile fotoğrafını yeniden canlandırıyor; kimin elinde ne olduğunu ve herkesin nerede duracağını kontrol ediyorlar. “usually works” (alışkanlık) ile “is parking” (şu an) arasındaki geçişe kulak verin.
Owen Got it. What are you holding in the old photo?
Maya A tray of bread. I’m holding the menu at the moment, so let’s swap it.
Owen Your aunt usually works at the new bakery. Is she joining us?
Maya Yes. She’s parking the car, and then she can stand between us for the final picture.
Kıyafetler: wear, carry ve a pair of
Kişilerin olduğu hemen her fotoğrafta kıyafetler var. Sorunların çoğu üç küçük kelimeden çıkar:
- wear kıyafet ve takı için: “She’s wearing a green jacket over a white T-shirt.”
- carry çanta ve bavul için (taşımak): “He’s carrying a case.”
- dress nesnesiz, giyim tarzı için: “She’s dressing casually this week.”
- a pair of çoğul kıyafetler için: “a pair of trousers”, “two pairs of socks”. Türkçede “bir pantolon” denir ama İngilizcede “a trousers” denmez.
- shirt ve skirt, “her”deki uzun sesle söylenir: “The woman in the purple skirt is wearing a white shirt.” “Shirt” gömlektir; Türkçedeki “şort” İngilizcede “shorts”tur.
100–130 kelimelik fotoğraf anlatımı yazmak
100–130 kelimelik bir paragraf yer, kişiler ve bir neden için yeterince uzun, yaklaşık bir dakikada söylenecek kadar da kısadır. Şu sırayla kurun:
- Ne ve kim: “This photo shows my sister Lale and her business partner, June, outside their new café.”
- Ne zaman: “I took it on the morning they opened last May.”
- Soldan sağa her kişi: nerede durduğu, neye benzediği ve ne giydiği.
- Alışkanlık ve o an: “Lale usually works in the kitchen … In the photo, they’re holding the first two cups of coffee.”
- Neden önemli: “I like this picture because … it captures the exact moment their plan became real.”
Sık yapılan hatalar
Hepsinin kolay bir düzeltmesi var:
- “He wears a coat.” Fotoğrafta gördüğünüz için “He’s wearing a coat.” deyin.
- “There is two chairs.” Çoğulda “there are”: “There are two chairs.”
- “She’s wearing a bag.” Çanta taşınır: “She’s carrying a bag.”
- “She is working in a bank.” Kalıcı iş için present simple: “She works in a bank.” Geçici bir durumsa continuous doğrudur: “This month, she’s working in a bank.”
- “a trousers”, “a jean”. “A pair of trousers”, “jeans” deyin.
- Kişileri sayıp bitirmek. Fotoğrafın neden önemli olduğunu söyleyen son cümle olmazsa anlatım bir listeye döner.
Günde 10 dakikalık pratik
Telefonunuzdan gerçek bir fotoğraf seçin; tanıdığınız insanları anlatmak daha kolaydır.
- 2 dakika: Konuşmayı dinleyin; her cümleden sonra durdurup sesli tekrar edin.
- 3 dakika: Fotoğrafınız hakkında beş cümle söyleyin: biri there is/are ile, ikisi yer bildiren ifadeyle, ikisi -ing fiille.
- 3 dakika: Paragrafı yukarıdaki sırayla yazın ve kelimeleri sayın: 100–130.
- 2 dakika: Sesli okuyun. “photographer” ve “about” kelimelerindeki zayıf sese (/ə/) dikkat edin.
Sonraki adım
Bir anı anlatabildiğinizde, öncesinde ve sonrasında ne olduğunu anlatın: arka planı, dönüm noktası ve sonu olan kısa bir seyahat hikâyesi. Ardından geçmiş olayları bugüne bağlayın; örneğin bir deneyimi ve onun neyi değiştirdiğini anlatan bir yazı.

in
on
under
next to
behind
in front of
between