İlk karşılaşmadan bugüne ilişki ifadeleri
Bunları liste olarak değil, bir zaman çizelgesi olarak öğrenin: her ifade bir sonrakini hatırlatır.
- Başlangıç: meet (tanışmak), get to know (zamanla tanımak), become friends (arkadaş olmak).
- Anlaşmak: get on well (get along da yaygındır), have something in common (ortak noktası olmak).
- Romantik ilişki: go out together, propose, get married, break up ya da split up; eski sevgili ya da eşe ex denir.
- İletişim: lose touch (irtibatı kaybetmek), get in touch (yeniden ulaşmak), keep in touch (görüşmeyi sürdürmek). “The old flatmates lost touch after moving abroad, then got in touch through a professional network.”
Meet, know ya da get to know? Argue ya da discuss?
Türkçedeki “tanışmak” ile “tanımak” ayrımı burada işinize yarar. Meet bir olaydır, yani tanışmak. Know bir durumdur, yani tanımak: continuous biçimde kullanılmaz, for ya da since ile present perfect ister. Get to know ise aradaki yavaş süreçtir.
- “I met my closest colleague at a training conference.” İlk karşılaşmada meet’ten sonra edat gelmez.
- Argue with someone about something öfkeli bir anlaşmazlıktır: “The flatmates argued with each other about overnight guests.”
- Discuss something with someone sakin bir konuşmadır. Türkçede “tartışmak” iki anlamı da taşır ve “hakkında” kelimesi “discuss about” dedirtir, ama discuss’tan sonra about gelmez: “They discussed the rent increase with their landlord.”
İlk izlenimi düzeltmek
İyi bir ilişki hikâyesi çoğu zaman bir ilk izlenimi düzeltir. Past perfect, daha önce olmuş olanı gösterir.
- İlk izlenim: “At first I thought he was controlling, because he had labelled every kitchen shelf.”
- Kanıt: “That evening, though, he quietly repaired a loose window and left me the warmest room.”
- Yeni görüş: “Now I see the labels as his way of making a strange flat feel like home.”
- Kalıplar: “At first I thought…, but…”, “I hadn’t realized that…”
Used to, would ya da past simple?
Türkçedeki “eskiden sık sık buluşurduk” gibi geniş zamanın hikâyesini hem used to hem would karşılayabilir; seçim eylem mi durum mu anlattığınıza bağlıdır. Used to, sona ermiş geçmiş alışkanlıklar ve durumlar içindir. Would yalnızca zaman belliyken tekrarlanan eylemler içindir, durumlar için asla. Past simple tek olaylar ve sayılan ya da tarihlenen alışkanlıklar içindir.
- Used to: “I used to be shy with new classmates.” “We used to have lunch together every day.”
- Would: “During that year, we would eat together on Sundays.” Ama “We would be flatmates.” olmaz.
- Olumsuz ve soru: “I didn’t use to call my former classmates.” “Did you use to work late?” Did’den sonra use yazılır.
- Past simple: “They argued twice in their final month and moved out in June.”
- Be used to + -ing “alışkın olmak” demektir: “I’m used to cycling in the rain.”
Dinleyin: ortak noktalar bir arkadaşlık kurar mı?
İki iş arkadaşı arkadaşlık üzerine bir anketi konuşuyor. Become friends, have something in common ve get on ifadelerine kulak verin.
Sonra sesli cevap verin: Ortak bir ilgi alanı arkadaşlığı garanti eder mi? “I agree up to a point, but…” ile başlayın.
Maya Shared activities helped new colleagues become friends because conversation felt less forced. Exercise groups were especially effective, except when competition became too serious.
Owen So having something in common opens the door, but it doesn't guarantee that people will get on.
Beş adımda bir ilişki profili yazın
Gerçek ya da hayalî bir kişi hakkında 100–150 kelime yazın.
- Kim: İlişkiyi tam adlandırın; “a former colleague” ya da “an old flatmate” gibi.
- Nasıl tanıştınız ve birbirinizi nasıl tanıdınız.
- Ortak noktalarınız ve varsa bir anlaşmazlık.
- Eskiden ve şimdi: used to ya da would, sonra şimdiki zaman.
- Bugün: nasıl görüşüyorsunuz ya da ne bekliyorsunuz.
- Örnek: “We met as colleagues and became close friends because we had similar working habits. We used to have lunch together every day, but now we live in different cities and keep in touch by video call.”
Sık yapılan hatalar
Profilinizde bunları kontrol edin:
- “I know her since 2015.” Şimdiki zamanı çevirmeyin: “I’ve known her since 2015.”
- İlk karşılaşma için “I knew him in 2015” demeyin: “I met him in 2015.”
- “We would be neighbours.” Doğrusu: “We used to be neighbours.”
- “I didn’t used to…” Did’den sonra: “I didn’t use to…”
- “We discussed about the rent.” Doğrusu: “We discussed the rent.”
Günde 10 dakikalık pratik
Gerçekten tanıdığınız insanlarla çalışın.
- 2 dakika: Konuşmayı dinleyin ve her cümleyi tekrar edin.
- 3 dakika: Bir ilişkiyi meet’ten keep in touch’a kadar beş aşama ifadesiyle anlatın.
- 3 dakika: Üç “We used to…, but now we…” çifti söyleyin.
- 2 dakika: “Can colleagues become real friends?” sorusunu bir gerekçe ve bir örnekle cevaplayın.
Sonraki adım
Sırada iki kişinin taşınmasını present perfect ile karşılaştırmak ya da aynı seviyede dengeli bir film eleştirisi yazmak var. Profilinizde arkadaşlık hakkında genelleme yaptıysanız küçük bir araştırmayı abartmadan aktarmayı çalışın.
