In, on ve under: yer bildiren üç kelime
Türkçede yer bildiren kelime sonda gelir (“çantanın içinde”), İngilizcede başta: “in the bag”. Türkçedeki “-de/-da” hem “içinde” hem “üstünde” olabilir (“çantada”, “masada”); İngilizcede bunlar ayrı kelimelerdir. Kendinize sorun: eşya içinde mi, üstünde mi, altında mı?
- “in” – bir şeyin içinde: “The keys are in the bag.” Çekmece, kutu ve oda için de “in”.
- “on” – bir yüzeye değerek üstünde: “The laptop is on the desk.” Raf, yer ve duvar için de “on”.
- “under” – bir şeyin altında: “The charger is under the bag.”
- “Where’s the charger?” – “It’s in the bag.”
- “Where are the keys?” – “They’re in the bag.”
Bir mi, birden fazla mı: a, an ve çoğul -s
Tek şey için “a” ya da “an” kullanın. Birden fazlaysa -s ya da -es ekleyin. Türkçede sayıdan sonra isim tekil kalır (“iki anahtar”), İngilizcede kalmaz: “two keys”.
- Ünsüz sesten önce “a”, ünlü sesten önce “an”: “a key”, “an umbrella”, “an orange bag”.
- Çoğu isim -s alır (keys, bags, tickets); -s, -ch, -sh ya da -x ile bitenler -es alır (glasses, watches, boxes).
- Eki duyulur şekilde söyleyin: “keys” z sesiyle, “books” s sesiyle biter; “watches” bir hece daha kazanır.
- Türkçede tekil ama İngilizcede hep çoğul: glasses (gözlük), sunglasses, scissors (makas), headphones (kulaklık). “My glasses are in the case.”
- “There’s a wallet on the desk.” “There are two notebooks on the table.”
Kimin? this, these, mine ve yours
Yakındaki tek şey için “this”, birden fazlası için “these” kullanılır. “Mine” (benimki) ve “yours” (seninki/sizinki) tek başına durur, arkalarından isim gelmez.
- “Is this your key?” – “No, it isn’t. My keys are in the bag.”
- “Are these your sunglasses?” – “Yes, they are.”
- “This notebook is mine.” “Mine notebook” denmez.
Kısa bir konuşma: ortak masayı toplamak
Maya ile Owen paylaştıkları bir masayı topluyor. Şunlara kulak verin: “key”in “keys”e dönüşmesi, çoğul “two notebooks” ve hangi gözlükten söz edildiğini tam olarak gösteren “under it”. Sonra cevapları kendi eşyalarınızla söyleyin.
Maya Is this your key?
Owen No, my keys are in the bag.
Maya There are two notebooks on the table.
Owen The blue notebook is mine. The glasses under it are yours.
Eşyayı tarif etmek: small, blue, really useful
Sıfat ya ismin önüne (“a small notebook”) ya da “is/are”dan sonra gelir (“The notebook is small.”). Türkçedeki gibi ismin önündedir ve hiçbir zaman çoğul eki almaz.
- “two blue notebooks”: “blues notebooks” ya da “notebooks blue” olmaz.
- Önce boyut, sonra renk: “a small black wallet”.
- İki sıfatı “and” ile bağlayın: “It’s small and blue.”
- Güçlendirmek ya da yumuşatmak için: “very cold”, “really beautiful”, “quite cheap” (“quite” genellikle “very”den zayıftır).
- İşe yarayan zıt çiftler: big / small, new / old, clean / dirty, full / empty.
Notu yazmak: önce neye benzediği, sonra nerede olduğu
İki cümle yazın ki okuyan size sormadan eşyayı bulsun. Birinci cümle eşyanın neye benzediğini, ikincisi nerede olduğunu söyler. Türkçede büyük yerden küçüğe gideriz (“masanın altındaki siyah çantada”); bu notta ise İngilizce adreslerde olduğu gibi en yakın yerden başlayın.
Örnek: “My notebook is small and blue. It’s in the black bag, under the table.” Okuyan masanın altına bakar, siyah çantayı bulur ve açar.
- Çoğul eşyada iki fiili de değiştirin: “My keys are silver. They’re in a small brown bag, on the shelf.”
- Gerekirse bir rica ekleyin: “Please put it in my bag.”
Sık yapılan hatalar
Hepsinin kolay bir düzeltmesi var:
- “in the table” → “on the table”: masa, raf ve yer birer yüzeydir.
- “two key” → “two keys”: sayı, çoğul ekinin yerini tutmaz.
- “a umbrella” → “an umbrella”.
- “My glasses is …” → “My glasses are …”
- “The keys in the bag.” → “The keys are in the bag.” “Is” ya da “are”ı atlamayın.
Günde 10 dakikalık pratik
Her şeyi sesli söyleyin; her gün yapılan kısa tekrar, haftada bir yapılan uzun çalışmadan daha iyi işler.
- 2 dakika: Konuşmayı dinleyin; her cümleden sonra durdurup tekrar edin.
- 3 dakika: Çevrenizdeki üç eşyanın yerini söyleyin: “My phone is on the desk.”
- 2 dakika: Beş çoğul ismi söyleyin ve sondaki sese dikkat edin: keys, books, watches, bags, glasses.
- 3 dakika: Evden ya da işten biri için tek bir eşya hakkında iki cümlelik not yazın. Bu notla eşyayı bulabilirler miydi?
Sonraki adım
Sonra aynı kalıbı basit ricalarda kullanın (“Please put it in the drawer.”), ardından işiniz ve günlük düzeniniz hakkında kısa bir profil, sonra da saatler ve bir şeyi ne sıklıkla yaptığınız hakkında yazın.

