Üç adımda canlı paylaşım: yer, hava, şu an olanlar
Geziden bir mesaj, fotoğraf altı yazısı ya da sesli not en iyi bu sırayla işler: Neredesiniz? Hava nasıl? Ne oluyor?
- “I’m in Harbour Square.” – yer
- “It’s cold but sunny.” – hava; zıt iki özelliği “but” bağlar
- “A band is playing, and people are drinking coffee outside.” – şu an olan iki eylem, “and” ile
- Yer: şehir, meydan ya da park gibi bir alan için “in”; istasyon ya da ev gibi bir nokta için “at”.
Hava durumu: “It’s sunny” ve “It’s raining”
Türkçede sadece “Soğuk” diyebiliriz, ama İngilizce cümlenin öznesi olmalı; hava cümleleri “it” ile başlar: “It’s cold.” Tek başına “Is cold” olmaz. Hava kelimelerinin çoğu sıfattır, ama “rain” ve “snow” fiildir; şu an için -ing alırlar.
- “It’s sunny / cloudy / windy / foggy.” – güneşli, bulutlu, rüzgârlı, sisli
- “It’s hot / warm / cool / cold.” – “warm” hoş bir ılıklık, “cool” biraz serin demektir
- “It’s raining.”, “It’s snowing.” – şu anda yağıyor
- “The wind is getting stronger.” – o anda süren bir değişim
Ne oluyor? Present continuous
Şu anda süren bir eylem için, çevrenizde duyduğunuz sesler de dahil, am, is ya da are + fiil-ing kullanın. Konuşmada ve mesajlarda kısa hâlleri kullanın.
- Olumlu: “I’m working.” “She’s cooking.” “They’re having a party.”
- Şu an duyulan sesler: “A dog is barking.” “Someone is playing loud music.” “Builders are making noise.”
- Olumsuz: “It isn’t raining.” “They aren’t having a party. They’re moving furniture.”
- Soru: “Are you listening?” – “No, I’m not.”
Şimdi mi, genelde mi? Present continuous mı, present simple mı?
Present continuous tam bu an içindir; present simple ise alışkanlıklar, genel gerçekler ve bir mevsimdeki olağan hava için. Türkçede -yor ikisi için de kullanılabildiğinden (“Her gün yürüyorum”, “Şu an yürüyorum”) alışkanlıklarda -ing kullanmak yaygın bir hatadır. Bir cümlede ikisi birden olabilir: “It usually rains here in autumn, but it isn’t raining now.”
- “It rains a lot in spring.” (genelde) – “It’s raining now.” (şu an)
- “I wear a coat in winter.” (genelde) – “I’m wearing a light jacket today.” (şu an)
- “Does it snow here?” (genelde) – “Is it snowing?” (şu an)
- İşaret kelimeleri: usually, often, every day (present simple); now, at the moment, “Look!” (present continuous)
Kısa bir telefon konuşması: Neredesin, ne oluyor?
Bir arkadaş telefonda müzik duyuyor. Cevapta yer, o an olan bir eylem ve havadaki bir değişiklik var. Dinleyin, sonra aynı soruları kendi gününüz için cevaplayın.
Maya Where are you? I can hear music.
Owen I'm in Harbour Square. A band is playing outside.
Maya Is it raining?
Owen No. It's sunny, but the wind is getting stronger.
Maya I'm coming. I can take some photos.
Can ve can’t: yetenek, izin ve duyduklarınız
“Can” hiç değişmez, arkasındaki fiil de yalın kalır: “She can sing” doğru; “She can sings” ya da “can to sing” yanlış.
- Yetenek: “I can take good photos, but I can’t draw.”
- İzin: “Can I use your camera?” – “Of course.” “You can’t park here.”
- O an duyduklarınız ve gördükleriniz: “I can hear music.”, “I can see the sea.” Türkçedeki “Müzik duyuyorum”u “I’m hearing music” diye çevirmeyin.
- Kısa cevaplar: “Yes, I can.”, “No, I can’t.”
- Vurgu: “I can SING” cümlesinde “can” zayıftır (/kən/); “I CAN’T sing” cümlesinde “can’t” vurguludur ve sondaki t zor duyulur.
Sık yapılan hatalar
Hepsinin kolay bir düzeltmesi var:
- “I going …” ya da “I am go …” İki parça da gerekir: “I’m going to the beach.”
- “It is rain.” Şu an için “It’s raining.”, genel olarak “It rains a lot here.” deyin.
- “It’s raining here every winter.” Alışkanlık present simple ister: “It rains here every winter.”
- “I can swimming.” “Can”den sonra yalın fiil gelir: “I can swim” yüzme bildiğinizi, “I’m swimming” şu an yüzdüğünüzü söyler.
- -ing sonundaki “ng” tek bir sestir: “singing” derken sona sert bir g eklemeyin.
- Yazım: take → taking, sit → sitting, swim → swimming.
Günde 10 dakikalık pratik
Bugün bulunduğunuz yeri kullanın; mutfağınız bile olur.
- 2 dakika: Konuşmayı dinleyin, her cümleden sonra durdurup tekrar edin.
- 3 dakika: Önce şu anki havayı, sonra bu mevsimdeki olağan havayı söyleyin: “It’s cloudy now. It often rains here in October.”
- 3 dakika: Kendi paylaşımınızı yazın: “I’m at home. It’s windy and cold. My neighbour is playing the piano, and I’m drinking tea.”
- 2 dakika: Sesli okuyun ve her -ing fiilinin önünde am, is ya da are olduğunu kontrol edin.
Sonraki adım
Sonra aynı zamanları birini davet etmek için kullanın; present continuous kesinleşmiş planlar için de geçerlidir: “A band is playing in the square on Saturday. Can you come?” Ardından geçmişe geçip unutulmaz bir akşamı sırasıyla anlatın.
