Önce plan: tek okur, birbirinden farklı üç sorun
Bir okur grubu seçin, örneğin gece fotoğraf çeken gezginler; sonra nedenleri farklı üç sorun belirleyin: kompozisyon, ışık, odak ya da saklama. 140–180 kelimede bir başlığa, tek cümlelik bir girişe ve üç ara başlığa yer vardır. Her ara başlık bir etiket değil, tavsiyenin kendisi olsun:
- “Light” değil, “Turn off the flash for distant views”.
- “Focus” değil, “Tap the face you want sharp”.
- “Storage” değil, “Keep every photo in two places”.
- İki ipucunun nedeni aynıysa birini değiştirin.
Eksiksiz bir ipucu: eylem, gerekçe, alternatif
Yalnızca emir veren bir ipucu okuru “neden?” sorusuyla baş başa bırakır. Türkçede gerekçe çoğu zaman önce gelir (“Parmak izi görüntüyü bulanıklaştırabileceği için lensi temizleyin”). İngilizce bir ipucunda eylemle başlayıp gerekçeyi arkaya koymak daha doğal okunur. Her ipucunu üç parçadan kurun:
- Eylem, emir kipiyle: “Move before you zoom.”
- Gerekçe, neden için because, sonuç için so ile: “Digital zoom can reduce detail, so walk nearer when it is safe.”
- Alternatif, might, could ya da one possibility is ile: “You might also take one wider landscape and one close-up; together they preserve both context and detail.”
- So, “so that” anlamında bir amacı da gösterebilir: “Switch off the flash and move nearer, so the wet ground keeps its colour.”
Emir gibi değil, yol gösterir gibi talimat vermek
İpucu yazısının okuru tavsiyeyi kendisi istemiştir; bu yüzden emir kipi kaba değil, yardımcı duyulur. Türkçede “kapat” ile “kapatın” arasında nezaket farkı vardır; İngilizcede emir kipinin tek biçimi vardır ve nezaketi bağlam ile gerekçe taşır. Biçimleri çeşitlendirin:
- Don’t + yalın fiil: “Don’t use the flash for distant buildings; it only reaches nearby objects.”
- Avoid + -ing: “Avoid holding the phone with one hand in low light.”
- Try + -ing “yapın ve işe yarıyor mu bakın” demektir: “Try tapping the face on the screen.” Try to + fiil ise “çaba gösterin” demektir: “Try to keep your elbows close to your body.”
- Tavsiye duruma bağlıysa önce if ile koşul: “If the sky looks white, reduce the brightness before you take the photo.”
Sorunu tam adıyla söyleyen kelimeler
Belirsiz tavsiye “The photo is bad.” demekle kalır. Net tavsiye ise sorunun adını koyar:
- Out of focus (odak dışı) ya da in focus (net): “The portrait was out of focus because the phone focused on the window.”
- Overexposed, yani fazla pozlanmış, aşırı parlak: “The sky is overexposed, so its colour and cloud detail have disappeared.”
- Self-timer (zamanlayıcı): “They used the self-timer for a photograph of the whole group.”
- Portrait ve landscape: portrait setting bir kişiyi net tutup arka planı yumuşatır; landscape ise geniş bir manzaradır. İki kelime dikey ya da yatay bir fotoğraf anlamına da gelir.
- Upload (yüklemek): “Take the photo first, but ask permission before you upload it.”
Dinleyin: zor bir fotoğraf için dört adım
Because ve so’dan sonra gelen gerekçelere, “tap the cyclist to focus” içindeki amaca ve First, Next, Then, Finally’nin adımları nasıl sıraladığına dikkat edin.
Owen First, clean the lens, because a fingerprint can soften the whole image. Next, switch off the flash and move nearer, so the wet ground keeps its colour. Then hold the phone with both hands and tap the cyclist to focus. Finally, take two versions and check them before you leave.
Yazmadan önce tartışılacak sorular
Önce sesli cevaplayın. Verdiğiniz gerekçeler çoğu zaman ipuçlarınızın gerekçesi olur.
- “Is it better to edit a photo or to take it again?”
- “Should you ask permission before you upload a photo of someone?”
- “Do phone cameras make people better photographers, or just faster ones?”
Sık yapılan hatalar
Taslağınızda bunları kontrol edin:
- “Don’t to use the flash.” Don’t’tan sonra yalın fiil gelir: “Don’t use the flash.”
- “Avoid to zoom.” Avoid’den sonra -ing gelir: “Avoid zooming.”
- “Make a photo.” İngilizcede doğal olan “take a photo” demektir.
- Gerekçesiz bir ipucu: “Use the self-timer.” Nedenini ekleyin: “Use the self-timer, so you can be in the group photo too.”
- Aynı nedene dayanan üç ipucu, örneğin ayarları değiştirmenin üç yolu.
Günde 10 dakikalık pratik
Her ipucunu yazmadan önce sesli söyleyin. Hafta sonu yazının tamamını 40 dakikada yazın.
- 2 dakika: Fotoğraf kelime kartlarını dinleyin ve her örneği tekrar edin.
- 3 dakika: Telefonunuzdaki son fotoğrafta bir sorunu tam adıyla söyleyin.
- 3 dakika: O sorun için bir ipucu yazın: eylem, gerekçe, alternatif.
- 2 dakika: Sesli okuyun ve kendinize “Why?” ve “What if I can’t?” diye sorun. İpucu ikisine de cevap veriyorsa tutun.
Sonraki adım
Bu seviyede bir odayı dört paragrafta anlatın ya da bir gezi hakkında birbirine bağlı beş mesaj yazın. Ardından iki güçlü yönünüzü kanıtla destekleyen profesyonel bir profil yazın. B2’de 50 kelimelik bir çekirdeği eksiksiz bir kısa öyküye dönüştürün.
