Present simple mi, continuous mu: alışkanlık, şu an ve değişim
Present simple alışkanlıklar, gerçekler ve kalıcı gördüğünüz durumlar içindir. Present continuous ise süren eylemler, geçici durumlar ve değişen eğilimler içindir. Türkçede “-iyor” ikisini birden karşılayabildiği için (“Her gün otobüsle işe gidiyorum.”) alışkanlıklarda da continuous kullanmak cazip gelir; İngilizcede doğrusu “I go to work by bus every day.”
- “She eats out on Fridays, but she doesn’t order dessert.” – Bir alışkanlık.
- “More local cafés are offering low-fat dishes.” – Bir eğilim.
- Sorular: “Do you eat fish?” alışkanlığı, “Are you trying a new recipe tonight?” şu anı sorar.
- Sıklık kelimeleri: usually ve never ana fiilden önce ama be’den sonra gelir; once a week cümle sonuna gider. “Owen usually brings lunch, but he is never early on Mondays and eats out once a week.”
Durum fiilleri ve iki anlamlı fiiller
Want, need, know ve prefer gibi durum fiilleri, durum şu an doğru olsa bile basit kalır: “I want a snack, but I don’t need a full meal.” Türkçedeki “istiyorum” yüzünden “I’m wanting” demek cazip gelir, ama doğal değildir. Think, taste, smell, look ve sound görüş ya da izlenim anlatırken basit, bilinçli bir eylem anlatırken continuous olur.
- “I think the soup tastes good.” – Görüş ve izlenim.
- “The chef is tasting it, and we are having lunch.” – Bilinçli eylemler.
Will, going to ya da present continuous: anlama göre seçin
İngilizcede tek bir gelecek zaman yoktur. Türkçedeki “-ecek” hem will’i hem going to’yu karşılar, bu yüzden çeviriye değil anlama bakın. Kişi, yer ya da saatle takvime yazabileceğiniz bir şeyse present continuous; konuşmadan önce karar verdiyseniz going to; bir inanç, teklif, söz ya da o anda verilen bir kararsa will. Yukarıdaki konuşmada konuşanlardan biri üçünü de kullanıyor: “I’m meeting my family on Sunday”, “I’m going to cook in advance”, “I think we’ll waste less food”.
- Ayarlanmış plan: “I’m meeting my half-sister at the station at six.”
- Niyet: “My cousin is going to invite the extended family.”
- Görülen kanıta dayalı tahmin: “Those tables are unstable; the display is going to fall.”
- Görüş ya da gelecekle ilgili nötr bir bilgi: “The award ceremony will be on Thursday, and I think the new venue will work well.”
- Konuşurken verilen karar: “The printer has stopped. I’ll call the technician.”
- Teklif ve söz: “I’ll collect your stepmother if you like.” “I’ll bring the cake, and I won’t forget the candles.”
- Shall: “Shall I collect the keys?” (teklif), “Shall we meet at reception?” (öneri).
Tartışma soruları: ortak yemek mi, esnek program mı?
Her soru hakkında iki dakika İngilizce konuşun. Cevabınızda şimdiki bir durum, bir gerekçe ve bir plan olsun.
- “How often does your household eat together, and is that changing at the moment?”
- “Do you think family meals will become less common? Why, or why not?”
- “What are you going to change in your own week, and what have you already arranged?”
180–220 kelimelik dengeli bir yanıt yazın
Yazma görevi present simple ve continuous, ayarlanmış bir plan, going to, will ve won’t ister. Dört bölüm planlayın, sonra her fiilin görevini kontrol edin.
- Şimdiki durum: genelde ne oluyor, ne değişiyor.
- Gerekçesiyle bir fayda ve bir sınır: “Cooking together is cheaper and gives us time to talk, but it is not practical every night.”
- Başka bir görüş, sonra sizinki: “Some people think… I think…”
- Planınız: ayarlanmış bir plan, bir niyet ve will ya da won’t ile bir söz.
Sık yapılan hatalar
Çoğu, biçimi anlama göre değil çeviriye göre seçmekten gelir:
- Saati belli bir buluşma için “I will meet my family on Sunday”. Doğal olanı “I’m meeting my family on Sunday.”
- “I call the technician.” Türkçedeki “Ben ararım” gibi o anda verilen karar ve tekliflerde will gerekir: “I’ll call the technician.”
- Alışkanlık için “I’m going to work by bus every day.” Doğrusu “I go to work by bus every day.”
- “I’m wanting a snack.” Durum fiili basit kalır: “I want a snack.”
- Tek taraflı görüş. Gerçek bir sınır ve ona cevap veren bir plan ekleyin.
Günde 10 dakikalık pratik
Yazmadan önce her şeyi sesli söyleyin.
- 2 dakika: Konuşmayı dinleyin ve her fiilin görevini söyleyin.
- 3 dakika: Bu haftanızla ilgili üç doğru cümle: bir alışkanlık, geçici bir durum, saati belli bir plan.
- 3 dakika: Bir tartışma sorusunu bir dakika cevaplayın, sonra bir fayda, bir sınır ve bir planla yeniden cevaplayın.
- 2 dakika: Biri will, biri won’t ile iki söz yazın.
Sonraki adım
Bu biçimleri daha çok şeyin söz konusu olduğu durumlarda kullanın: bir sorunu anlatıp sonraki adımda anlaşmak ya da küçük bir araştırmayı abartmadan aktarmak. Aynı seviyede yeni bir konu için sizin için önemli bir odayı anlatın.
