Bu tekrar neleri bir araya getiriyor?
A1 seviyesinde çocuklar kalıpları genellikle tek tek öğrenir: önce sınıf eşyaları, sonra duygular, ardından “can” ile sporlar. Tekrar bunları karıştırır, böylece çocuğunuz hangi cevabın geleceğini tahmin edemez. Bu sayfada çalışılan şey yeni kelimelerden çok bu dinlemedir.
- Odadaki eşyalar: “What are those?” “Those are pegs.”
- İnsanların nasıl hissettiği: “Are they thirsty?” “Yes, they are.”
- Birinin neler yapabildiği: “Can you skateboard?” “No, I can’t.”
Sorunun ilk kelimesini dinleyin
İlk kelime çocuğunuza nasıl bir cevap vereceğini söyler. “What” bir ad ister, bu yüzden “yes” ya da “no” anlamsız olur: “Those are pegs.” ya da günlük konuşmada “They’re pegs.” “Are” ve “Can” evet ya da hayır ister ve kısa cevap aynı kelimeyi ödünç alır. Günlük konuşmada tek başına “Yes.” de olur, ama çocuklar tam kısa cevabı çalışır.
“Those” daha uzaktaki şeyleri gösterir, “they” ise sizi ve beni içine almayan bir gruptur. Soruda “you” varsa cevapta “I” olur. Türkçede özne çoğu zaman düşer (“Susamışlar mı?”), İngilizcede ise “they” ve “I” her zaman söylenir.
- What…? → bir ad: “Those are pegs.”
- Are…? → “Yes, they are.” ya da “No, they aren’t.”
- Can…? → “Yes, I can.” ya da “No, I can’t.”
Üç soruyu bir arada dinleyin
Kayıtta bir çocuk diğerine art arda üç soru soruyor ve her soru yeni bir şey hakkında: duvardaki askılar, bir grup insan, sonra dinleyen kişinin kendisi. Dinlemeden önce gösterecek üç şey hazırlayın: mont askıları, sıcaklamış ve susamış görünen insanların resmi ve çocuğunuz. Konu değişince parmağınızı da kaydırın; böylece “they” askıları değil, insanları gösterir.
Bir kez gösterirken dinleyin. Sonra siz sorun, çocuğunuz cevaplasın, ardından rolleri değişin.
Nia What are those?
Leo Those are pegs.
Nia Are they thirsty?
Leo Yes, they are.
Nia Can you skateboard?
Leo No, I can't.
Yeniden kullanılacak kelimeler
Yukarıdaki kartlar tekrardaki her kelimeyi seslendiriyor. Yakındakiler için “this” ve “these”, uzaktakiler için “that” ve “those” kullanılır; Türkçedeki bu, şu, o ayrımı İngilizcede ikiye iner. Türkçede “acıktık” bir fiildir, İngilizcede ise duygular “have” ile değil, “am” ya da “are” ile söylenir: “We’re hungry.” Sporlar “can” sonrasında yalın gelir: “She can play tennis.” Konum kelimeleri için bir oyuncak saklayıp tek ipucu verin: “It’s behind the cupboard.” Türkçede “dolabın arkasında” deriz, İngilizcede konum kelimesi başa gelir. “Between” her zaman iki şey ister.
- Sınıf: table (masa), computer (bilgisayar), pencil case (kalem kutusu), board (tahta), poster (afiş), picture (resim), cupboard (dolap), CD player (CD çalar)
- Duygular: hot (sıcaklamış), cold (üşümüş), hungry (aç), thirsty (susamış), happy (mutlu)
- Beceriler: skate (paten kaymak), skateboard (kaykay sürmek), play tennis (tenis oynamak), play football (futbol oynamak)
- Konum: behind (arkasında), in front of (önünde), next to (yanında), between (arasında)
Evde ipucu oyunu
Tekrar, çocuğunuzun eski soruları cevaplamakla kalmayıp yeni sorular kurmasıyla biter. Üç kısa tur oynayın: odanın öbür ucunu gösterip “What are those?” diye sorun; bir dergiden resim gösterip “Are they happy?” diye sorun; sonra bir sporu sorun: “Can you play football?” Her turdan sonra çocuğunuz aynı türden yeni bir soruyu size sorsun.
Bilmeceler de işe yarar: “It’s across the room. It’s big. We write on it.” “A board!” Arada bir bilerek yanlış cevap verin; çocukların çoğu bir yetişkini düzeltmeye bayılır.
Seslerin tekrarı: ch, sh ve th
Tekrarda, ikisi birlikte tek ses çıkaran üç harf çifti de var. Çocuğunuz altı kelimeyi seslerine göre ayırsın: chair ve teacher kelimelerinde “ch”, shoes ve fish kelimelerinde “sh”, thumb ve bath kelimelerinde “th”. “Ch” Türkçedeki “ç”, “sh” ise “ş” gibidir. “Th” sesi Türkçede yoktur: dilin ucu dişlerin arasına gelir ve hava yavaşça verilir. Çocuklar bu sesi çoğu zaman “t” ya da “s” gibi söyler.
Sık yapılan hatalar ve kolay düzeltmeleri
Konular karıştığında bu hatalar normaldir. Doğrusunu tekrar edip oyuna devam edin.
- “What are those?” sorusuna “Yes.”: bir ad söyleyin: “Those are pegs.”
- “Yes, they’re.”: tam kelimeyle bitirin: “Yes, they are.”
- Kendinden söz ederken “No, you can’t.”: “I” denir: “No, I can’t.”
- “They thirsty.”: duygularla “are” gerekir: “They are thirsty.”
- “Those are peg.”: birden fazlası için “s” gerekir: “Those are pegs.”
Sonraki adım
Çocuğunuz bu sorular arasında durup düşünmeden geçebildiğinde kelimelerle ilgili yardım istemeye (“Can you say that again, please?”) ve “have got” ile “has got” kullanarak yiyeceklerden söz etmeye geçin: “I’ve got an apple.”

classroom
table
computer
peg
pencil case
board
poster
picture
drawers
cupboard
CD player
hot
cold
hungry
thirsty
happy
skate
skateboard
play tennis
play football
behind
in front of
next to
between