Onluk kelimeleri: twenty’den one hundred’a
Büyük sayılar onluk kelimeleriyle başlar. Türkçede yirmi, otuz, kırk nasıl ayrı kelimelerse İngilizcede de öyledir. Çoğu, küçük bir sayının sonuna “-ty” eklenerek yapılır ama yazılışı ve sesi sık sık değişir. Siz her kelimeyi söylerken çocuğunuz iki elini açıp göstersin: “twenty” için iki kez, “thirty” için üç kez.
On onluk “one hundred” eder. Türkçede yalnızca “yüz” deriz, ama İngilizcede 100 derken “hundred” kelimesinin önüne “one” ya da “a” gelir.
- twenty – 2 onluk (“twoty” değil)
- thirty – 3 onluk (“threety” değil)
- forty – 4 onluk (“four” kelimesinde “u” var, “forty” kelimesinde yok)
- fifty – 5 onluk (“fivety” değil)
- sixty, seventy – 6 ve 7 onluk, yalnızca “-ty” eklenir
- eighty – 8 onluk (tek “t”)
- ninety – 9 onluk (“nine” kelimesindeki “e” kalır)
- one hundred – 10 onluk
Onluk ve birlik: 99’a kadar her sayıyı kurmak
Önce onluk, sonra birlik kelimesi söylenir: dört onluk ve altı birlik “forty-six”, sekiz onluk ve dokuz birlik “eighty-nine” olur. Bu sıra Türkçeyle aynıdır: “yetmiş üç” ile “seventy-three” aynı şekilde kurulur ve araya “and” girmez. Yazarken iki parçayı kısa çizgi birleştirir: “seventy-three”. Birlik yoksa onluk kelimesi tek başına kalır: beş onluk yalnızca “fifty” olur.
Aşağıdaki konuşmada biri onlukları ve birlikleri seçer, diğeri sayıyı söyler. Günlük konuşmada “It is seventy-three.” çoğu zaman “It’s seventy-three.” olur; ikisi de doğrudur.
Nia Choose tens and ones.
Leo Seven tens and three ones.
Nia What number is this?
Leo It is seventy-three.
On birden on dokuza: kurala uymayan sayılar
“Eleven” ve “twelve” kendine özgü kelimelerdir. Thirteen’den nineteen’e kadar İngilizce önce birliği söyler ve “-teen” ekler: “six” ile “teen” birleşince “sixteen” olur. Türkçede ise “on altı” deriz, yani önce onluk gelir. Karışıklığın asıl nedeni bu ters sıradır.
En zor çiftler 13 ile 30 gibi olanlardır. Kelimenin sonuna kulak verin: “-teen” uzundur ve “n” sesiyle biter, “-ty” ise kısadır. Tek başına söylendiğinde “thirteen” kelimesinde vurgu sonda, “thirty” kelimesinde baştadır. Siz çiftten bir kelime söyleyin, çocuğunuz doğru sayıyı göstersin.
- thirteen (13) – thirty (30)
- fourteen (14) – forty (40)
- fifteen (15) – fifty (50)
- eighteen (18) – eighty (80)
Onar onar 100’e kadar saymak
Yüze tek seferde saymak uzun sürer ve insan kolayca şaşırır. Bunun yerine her seferinde bir onluk aralık sayın: 21–30, sonra 31–40. Her aralıkta birlikler tekrar eder: twenty-one, twenty-two… twenty-nine. Sonra zor adım gelir: bir sonraki onluk kelimesine geçmek. Bazı çocuklar burada “twenty-ten” der; doğrusu “thirty”.
Bu sayfadaki aralık kartlarından birini dinleyin, sonra o aralığı birlikte sesli sayın. Sonra bir aralığı geriye doğru deneyin: fifty’den forty-one’a.
Evde oyun: önce kur, sonra söyle
Kalem ya da pipetlerden onar tanelik on deste yapın, her birine bir lastik geçirin ve dokuz tane de tek bırakın. “Choose tens and ones.” deyin. Çocuğunuz yedi deste ve üç tek kalem seçip “Seven tens and three ones.” desin. Siz “What number is this?” diye sorun, o da “It is seventy-three.” diye cevap versin. Sonra rolleri değişin.
Ardından tek bir parçayı değiştirin. Bir deste ekleyin: sayı şimdi kaç? Bir tek kalemi alın: ya şimdi? Çocuğunuz hangi kelimenin değiştiğini görür. Dışarıda da kapı, otobüs ve sayfa numaralarını İngilizce okuyun.
Sık yapılan hatalar ve kolay düzeltmeleri
Bu hatalar bu aşamada normaldir. Sayıyı doğru hâliyle tekrar edip devam edin.
- 13 için “thirty” ya da 30 için “thirteen” demek: çifti yan yana söyleyin ve uzun “-teen” sesine kulak verin.
- twenty-nine’dan sonra “twenty-ten” demek: sıradaki sayı “thirty”.
- “three and seventy” ya da “seventy and three” demek: Türkçedeki gibi önce onluk gelir ve araya “and” girmez: “seventy-three”.
- “fourty” yazmak: “four” kelimesinde “u” var ama “forty” kelimesinde yok.
- Yalnızca “hundred” demek: Türkçedeki “yüz” gibi düşünmeyin, “one hundred” ya da “a hundred” deyin.
- “It seventy-three.” demek: cevapta “is” gerekir: “It is seventy-three.”
Sonraki adım
100’e kadar sayılar kolaylaşınca onları gerçek şeyler için kullanın. “How old is Grandma?” diye sorun, çocuğunuz “She is seventy-three.” diye cevap versin. Nesneleri sayın: “How many books are there?” “There are forty-six.” Daha sonra aynı onluk ve birlik mantığı fiyatlarda ve saati söylerken de işe yarar.
