Fiillerine göre on altı hafta sonu hobisi
Hobi ifadelerinin çoğu bir fiille başlar; bunları fiile göre gruplarsanız çocuğunuz liste değil kalıp öğrenir. “Play” oyunlar, sporlar ve müzik aletleri için kullanılır; müzik aletlerinden önce genellikle “the” gelir: play the guitar, ama play football. Türkçede futbol “oynanır”, gitar “çalınır”; İngilizcede ikisi de “play” olur. Amerikan İngilizcesinde futbola genellikle “soccer” denir.
- play + oyun ya da spor: play chess (satranç), football (futbol), basketball (basketbol), volleyball (voleybol), tennis (tenis)
- play the + müzik aleti: play the guitar (gitar çalmak), play the piano (piyano çalmak)
- do ve go: do gymnastics (jimnastik yapmak), go shopping (alışverişe gitmek)
- Diğer fiiller: take photos (fotoğraf çekmek), read comics (çizgi roman okumak), paint pictures (boyayla resim yapmak), visit family (akrabaları ziyaret etmek)
- Tek başına fiil: fish (balık tutmak), cook (yemek yapmak), skateboard (kaykay sürmek)
“I like playing chess”: like + -ing
“Like” ve “don’t like” kelimelerinden sonra fiil -ing alır ve yalnızca fiil değişir: take photos, “I like taking photos.” olur. Türkçedeki “satranç oynamayı seviyorum” cümlesinde olduğu gibi, -ing buradaki “-mayı/-meyi” ekinin işini görür. He, she ya da bir isimle “like”, “likes” olur: “She likes painting pictures.” Olumsuz cümlede -s, “doesn’t” kelimesine geçer: “He doesn’t like going shopping.”
Sonu okunmayan bir “e” ile biten fiillerde bu “e” düşer: take → taking. Bu sessiz “e”, çocukların bu seviyede okumayı öğrendiği kelimelerde ünlünün sesini de değiştirir: “kit” ile “kite”, “cub” ile “cube”. Şunları deneyin: face, space, kite, bike, rope, stone, June, cube.
- I / you / we / they: “We like playing volleyball.” “They don’t like fishing.”
- he / she / bir isim: “He likes playing the piano.” “She doesn’t like skateboarding.”
Hobiler hakkında soru sormak: do ve does
Konuştuğunuz kişiye sorarken “Do” ile başlayın: “Do you like reading comics?” “Yes, I do.” ya da “No, I don’t.” Türkçede soru “mı/mi” ekiyle kurulur; İngilizcede ise cümlenin başına ayrı bir kelime gelir. Başka biri hakkında sorarken “Does” ile başlayın; bu durumda “like” -s almaz: “Does she like fishing?” “No, she doesn’t.” Aşağıda iki çocuk hafta sonunu ve Mina adlı bir arkadaşlarını konuşuyor. Mina’nın neyi sevip neyi sevmediğini dinleyin.
Nia What do you like doing at the weekend?
Leo I like playing chess and taking photos.
Leo Does Mina like fishing?
Nia No, she doesn’t. She likes doing gymnastics.
Nia Do you like reading comics?
Leo Yes, I do.
Ortak hobiyi bulmak: both, too ve but
Üç kısa tanıtım yazısını birlikte okuyun ve sorun: Ana ile hangi çocuğun ortak hobisi var? Çocuğunuz nedenini “both”, “too” (de/da) ya da “but” ile söylesin: “Ana and Ben both like cooking.” “Ben likes cooking too.” “Kai likes skateboarding, but Ana doesn’t.”
- Ana: “I like playing tennis and cooking. I don’t like skateboarding.”
- Ben: “I like playing the piano and cooking.”
- Kai: “I like skateboarding and playing football.”
İlk mektup arkadaşı e-postasını yazmak
Mektup arkadaşı (İngiliz İngilizcesinde “penfriend”, Amerikan İngilizcesinde “pen pal”), çoğu zaman başka bir ülkede yaşayan ve yazıştığınız bir çocuktur. İlk e-postada bir selamlama, en az dört kısa cümle ve bir kapanış olur. I’m, I’ve got ve I don’t gibi kısa biçimler e-postayı samimi gösterir; en az ikisini kullanmaya çalışın. “I’ve got a camera.”, “I have a camera.” demektir.
- Selamlama: “Hi Ben,”
- Kendisi: “I’m Ana. I’m nine and I’m from Spain.”
- Sahip olduğu bir şey: “I’ve got a tennis racket.”
- Sevdiği iki şey ve sevmediği bir şey: “I like playing tennis and cooking. I don’t like skateboarding.”
- Kapanış: “Do you like cooking too? Please write to me! Ana”
Evde oyun: hobi eşleştirme
Her oyuncu altı hobi kartı çizer ve sevdiği üçünü gizlice işaretler. Sırayla “Do you like…?” diye sorun ve yalnızca “Yes, I do.” ya da “No, I don’t.” diye cevap verin. Ortak bir hobi bulunca birlikte söyleyin: “We both like cooking!” Sonra çocuğunuz başka birine anlatsın: “Dad likes playing chess. He doesn’t like fishing.” Bu anlatma, likes ve doesn’t pratiği sağlar. Bir haftada oyunu iki kez oynayın, bir günü de e-postaya ayırın.
Sık yapılan hatalar ve kolay düzeltmeleri
Bu hatalar normaldir. Cümleyi doğru hâliyle tekrar edip devam edin.
- “I like play chess.”: -ing ekleyin: “I like playing chess.”
- “She like taking photos.”: he, she ve bir isimle -s gelir: “She likes taking photos.”
- “Does she likes fishing?”: -s zaten “does” içinde: “Does she like fishing?”
- “Yes, I like.”: kısa cevapta do kullanılır: “Yes, I do.”
- Hobi için “I don’t like fish.” demek: bu, yiyecek ya da hayvan olarak balık demektir. “Balık” ile “balık tutmak” farkı gibi, hobi “fishing” olur.
Sonraki adım
Sonra çocuğunuz bir hobiyi ne sıklıkla yaptığını söyleyebilir (“I play tennis on Saturdays.”), biriktirdiği şeyleri anlatabilir ve bir şeyi ödünç isteyebilir: “Can I use your camera, please?”

read comics
skateboard
do gymnastics
play chess
fish
play basketball
take photos
play volleyball
play the guitar
paint pictures
go shopping
cook
visit family
play the piano
play football
play tennis
