Neden dört renk ve neden önce göstermek?
Renkler ilk konu için çok uygundur: her yerdedir ve çocuğunuz onları okumadan, konuşmadan gösterebilir. Başlamak için dört renk yeter; bunlar oturunca yenilerini eklemek kolaydır.
Anlamak konuşmadan önce gelir. 3 yaşındaki pek çok çocuk renk adlarını kendi dilinde bile hâlâ karıştırır; bu yüzden doğru rengi göstermesi gerçek bir ilerlemedir. Yukarıdaki kartlardan birini çalın, rengi gösterin ve bekleyin; çocuğunuz kelimeyi önce kayıttan, sonra sizden duyar.
Adım 1: İki renkle dinleyin ve gösterin
Kırmızı bir şeyle mavi bir şeyi yan yana koyun. “Red!” deyin ve çocuğunuzun göstermesini ya da dokunmasını bekleyin, sonra aynısını “Blue!” ile yapın. Ara sıra nesnelerin yerini değiştirin; böylece çocuğunuzun yeri değil kelimeyi takip ettiğini anlarsınız. Yalnızca renk kelimeleri gerekir, nesnelerin İngilizcesi gerekmez.
- “red” (kırmızı) – domates, oyuncak araba
- “blue” (mavi) – çorap, kova
- “yellow” (sarı) – muz, lastik ördek
- “green” (yeşil) – yaprak, salatalık
Adım 2: Tek soru, tek cevap
Çocuğunuz yardımsız göstermeye başlayınca sırayla oynayın. Kırmızı bir şeyi kaldırıp “What colour is it?” diye sorun. İlk seferlerde cevabı kendiniz verin: “It’s red.” Sonra sırayı devredin: “Your turn. What colour is it?” Göstermek, yalnızca “Red!” demek ya da cümlenin tamamı; hepsi cevap sayılır.
“It’s”, günlük konuşmada “it is” yerine kullanılan kısa biçimdir. Tek başına bir renkten önce “a” gelmez: “It’s red.” denir, ama bir nesneyle birlikte “It’s a red car.” denir. Aşağıdaki kısa konuşmayı dinleyin, sonra iki rolü çocuğunuzla paylaşın.
Nia Look, Leo. What colour is it?
Leo It's red.
Leo Your turn. What colour is it?
Nia It's blue.
Adım 3: Evde renk avı
Bir renk kartı seçin ve “Find something green!” deyin. Çocuğunuz yeşil bir şey getirir ya da gösterir ve “Green!” veya “It’s green!” der. Sonra rolleri değiştirin: kartı çocuğunuz seçsin, siz arayın. Her tur kısa kalsın diye tek odada oynayın. Ara sıra bilerek yanlış rengi getirin; çocuklar sizi düzeltmeye bayılır ve bunun için dinlemeleri gerekir.
Adım 4: Sayın, paylaşın ve birlikte bir resim yapın
Dört renkte kâğıttan daireler kesin. Neye ihtiyacınız olduğuna birlikte karar verin ve üçü geçmeden sayın: “We need one red circle and two blue circles.” Biriniz kâğıdı tutarken öbürü daireleri yerleştirsin, sonra görev değiştirin. İki ve üçten sonra “circles” kelimesinin sonundaki “s” sesini belirgin söyleyin. Daireleri birbirinize uzatırken üç kısa ifade kullanırsınız:
- “Can we work together?” “Yes!” (Birlikte yapalım mı? Evet!)
- “Here is the green circle.” (bir daire uzatırken)
- “Thank you.” (daireyi alırken)
Bir haftalık renk oyunu
Her gün aynı sırayla beş dakika, haftada bir kez yapılan uzun bir oturumdan daha iyi işler:
- 1–2. gün: kırmızı ve mavi. Dinleyin ve gösterin.
- 3–4. gün: sarıyı ekleyin ve soru-cevaba başlayın.
- 5. gün: yeşili ekleyin ve renk avını deneyin.
- Hafta sonu: birlikte tek bir resim yapın.
- Sonraki hafta: aynı renkleri banyo gibi yeni yerlerde bulun.
Sık yapılan hatalar
Bunların çoğunu veliler kolayca düzeltebilir:
- Erken sormak: Çocuğunuz emin değilken “What colour is it?” sınav gibi gelir. Rengi siz söyleyin, önce çocuğunuz göstersin.
- Renkleri çok hızlı eklemek: Birbirine hiç benzemeyen iki renkle başlayın, her seferinde bir renk ekleyin.
- Doğru cevabı hep aynı yerde bırakmak: Nesnelerin yerini değiştirin ki çocuğunuz dinlemek zorunda kalsın.
- “a” eklemek: “It’s a red.” doğru değildir. “It’s red.” ya da “It’s a red ball.” deyin.
- Türkçeden gelen “two blue circle”: Türkçede sayıdan sonra çoğul eki gelmez (iki mavi daire), bu yüzden çocuğunuza “two blue circle” doğru gelir. Düzeltmeden “two blue circles” diye tekrar edin ve oyuna devam edin.
Sonraki adım
Çocuğunuz dört rengin hepsini söyleyince renkler bir şeyi anlatmaya başlasın: “a yellow bag”, “two green crayons”. Güneş açıkken yağmur yağdığı bir gün güneşi arkanıza alın ve birlikte gökkuşağı arayın: “Rainy. Sunny. A rainbow!” Sonra gökkuşağındaki bir rengi söyleyin. Aşağıdaki aile kelimeleri yazısı aynı “önce göster” adımlarını yeni kelimelerle kullanır.
