Amacı ilk birkaç kelimeden duyun
Kısa bir soru ya da yorumu bir kez duyarsınız; çevresinde başka bağlam yoktur. İlk kelimeler çoğu zaman nasıl bir cevabın uyacağını söyler; kayıtların birçoğu da birkaç kalıp üzerine kuruludur:
- “Where can I collect my visitor badge?” bir yer ister: “At the desk beside the lift.” “When” ile başlayan bir soru ise bir zaman ister.
- “Are you coming to the seminar this afternoon?” Present continuous bir alışkanlığı değil, bir planı sorar.
- “Could you send me a copy of the schedule?” bir ricadır (Could you + yalın fiil). Uygun cevaplar kabul eder, ne zaman yapılacağını söyler ya da gerekçeyle reddeder.
- “Would you like me to…?” ve “Shall I…?” yardım teklif eder.
- “Shall we…?” ve “Why don’t we use mine instead?” bir plan önerir. “Why don’t we…?” gerekçe sormaz; bu yüzden “Because…” ile başlayan cevap nadiren uyar.
- “I was wondering whether the schedule is ready” düz cümle sırasıyla kurulmuş kibar bir sorudur; ona soru gibi cevap verin.
Teklifler, öneriler ve plan değişiklikleri
Bir plana verilen uygun cevap ya planı kabul eder ya bir kısıt söyler ya da başka bir seçenek önerir. Bir kısıttan sonra en iyi hamle genellikle yeni bir seçenektir. Kayıttaki bir ismi tekrar etmek bunların hiçbirini yapmaz.
- Kabul edip ayrıntı eklemek: “Shall we compare our notes after class?” “Yes, let’s meet in the quiet corner.”
- Bir teklifi kabul etmek: “Would you like me to carry that box?” “That would be very helpful, thank you.”
- Kısıt söylemek: “Can you meet this afternoon?” “My last class ends at five.” Bir sınır koyar ama bir saat vaat etmez.
- Kısıta yeni bir seçenekle cevap vermek: “Would tomorrow afternoon suit you better?”
Bir deneyin: kısıtla karşılaşan bir plan
Dinleyin: İkinci konuşan salı hakkında yorum yapmaz, soruna yeni bir günle cevap verir.
Maya I can’t come on Tuesday.
Owen Would Wednesday work instead?
Dolaylı cevaplar: evet ya da hayır demeden
Doğru cevapların birçoğu hiç evet ya da hayır demez. Bir sınıf arkadaşınız “Are you coming to the seminar this afternoon?” diye sorduğunda “I’ve got a lab report due at five.” derseniz, neredeyse herkes “büyük ihtimalle gelmiyor” diye anlar. Dinleyenler cevabın konuyla ilgili olmasını bekler ve aradaki bağı arar. Dilbilimde anlamın bağlam içinde incelenmesine edimbilim (pragmatics) denir.
Bağı kurun ama bilgi eklemeyin: Bozulan bir tren kaçırılan toplantıyı açıklar, gecikmenin ne kadar sürdüğünü değil.
- “Did you finish the report?” “I still need to check the final page.” Henüz bitmedi.
- “Is there any coffee left?” “I have just put a fresh pot on.” Şu an yok ama birazdan olacak.
Sık görülen tuzaklar
Türkçe düşünmek burada işinize yarar: “Shall we…?” ve “Why don’t we…?” Türkçedeki “-elim mi?” kalıbına denk gelir (“Notlarımıza birlikte bakalım mı?”), “Would you like me to…?” ve “Shall I…?” ise “-eyim mi?” kalıbına (“Kutuyu taşıyayım mı?”). İçinde “why” geçiyor diye gerekçe veren seçeneğe yönelmeyin; duyduğunuz şey bir öneridir.
- Yankı: “Tuesday” ya da “report” kelimesini yeniden kullanan ama isteği görmezden gelen cevap.
- Yanlış tür: “where” sorusuna bir zaman, “when” sorusuna bir yer.
- Kelimesi kelimesine cevap: Arkadaşınız “I left my notes in the library” dedikten hemen sonra sorunu görmezden gelip “Great, let’s start” demek.
- Uydurulmuş ayrıntı: ancak kimsenin vermediği bilgileri varsayarsanız işe yarayan seçenek.
- Erken karar: “instead” ya da “not” gibi anlamı değiştirebilecek son kelimeleri duymadan seçim yapmak.
15 dakikalık bir sınav rutini
Deneme sınavlarındaki tek cümlelik kayıtları kullanın ya da bir çalışma arkadaşınızdan cümleleri bir kez sesli okumasını isteyin:
- Etiketleyin: Amacı sesli söyleyin: yer, zaman, eylem, teklif, öneri ya da sorun.
- Tahmin edin: Seçenekleri okumadan önce nasıl bir cevabın uyacağını söyleyin.
- Seçin: Bu işi gören cevabı seçin; yalnızca bir kelimeyi yankılayanların üstünü çizin.
- Açıklayın: Her yanlışınız için konuşanın ne istediğini tek satırla yazın.
- Konuşun: Arkadaşınızla bir çalışma buluşması planlayın, gerçek bir kısıt ekleyin ve kendi kelimelerinizle yeni bir saatte anlaşın.
Sonraki adım
Kayıtların çoğunun amacını tek dinleyişte söyleyebildiğinizde, planların ve sorumlulukların birkaç konuşma sırası boyunca geliştiği daha uzun konuşmalara, ardından da duyurulara geçin.
