Çalışma saatleri ve izin kelimeleri
Flexitime (esnek mesai), çalışanın başlama ve bitiş saatini herkesin işte olması gereken core hours (çekirdek saatler) etrafında seçmesidir. Overtime fazla mesaidir. “Flexitime” İngiliz İngilizcesidir; Amerikan İngilizcesinde “flextime” denir. İK belgelerinde “home-working” geçer, günlük konuşmada ise “working from home” denir.
Türkçedeki “izin” hem “permission” hem de işten uzak kalınan süre anlamına gelir; ikincisi için “leave” kullanılır. Annual leave yıllık ücretli izin, unpaid leave ücretsiz izin, paternity leave babalık iznidir. Fiil olarak “take” kullanılır: “I’m taking two days of leave.” İzindeyken de “on leave” olursunuz.
- “Our core hours are 10:00 to 16:00.” – Çekirdek saatlerimiz 10:00–16:00.
- “Overtime needs written approval from your manager.” – Fazla mesai için yöneticinizin yazılı onayı gerekir.
- “He is taking two weeks of paternity leave on full pay.” – Tam maaşla iki haftalık babalık izni kullanıyor.
Fiil + to-infinitive mi, fiil + -ing mi?
Bir fiilden sonra ikinci bir fiil geldiğinde biçimi ilk fiil belirler. Plan, karar ve istek bildiren fiiller genellikle to-infinitive alır: plan, want, need, decide, agree, hope. Enjoy, avoid, finish, consider, suggest ve mind ise -ing alır. Her fiili kapsayan bir kural yoktur; fiili kalıbıyla birlikte öğrenin. Türkçede “çalışmayı seviyorum” ile “çıkmayı planlıyorum” aynı ekle kurulur, bu yüzden Türkçe yapı size ipucu vermez. Dikkat: “I suggest starting at eight.” denir, “I suggest to start” denmez.
- “We decided to test flexitime for twelve weeks.” – Esnek mesaiyi on iki hafta denemeye karar verdik.
- “Would you mind covering the phones until six?” – Altıya kadar telefonlara bakar mısınız?
Stop to do mu, stop doing mi?
“Stop doing” bir eylemi bitirmektir; “stop to do” ise başka bir şey yapmak için bir işe ara vermektir. Aşağıda iki iş arkadaşı plan to, enjoy ve stop doing kalıplarıyla destek kuyruğuna kimin bakacağına karar veriyor.
- “Yesterday, we stopped to answer a call.” – Dün bir çağrıya cevap vermek için ara verdik.
- “We stopped answering calls.” – Çağrılara cevap vermeyi bıraktık.
Maya I plan to leave at six, but I still need to answer the support queue.
Owen I enjoy handling urgent cases. I can cover it until six.
Maya Thanks. I stopped answering routine calls at five so I could finish the report.
Owen Good. I’ll take the urgent calls, and you can leave on time.
Değişiklik önermek: sorun, deneme, ölçütler
İyi bir öneri sorunu temkinli kanıtlarla ortaya koyar, neyin deneneceğini söyler ve sonucun nasıl değerlendirileceğini açıklar. “May leave” gerçek ama henüz kesin olmayan bir riski gösterir. “Measured against” bir iyileşme değil, bir kontrol vaat eder. Faydalı kalıplar: “We’d like to test …” (… denemek istiyoruz) ve “We’ll review the results on …” (sonuçları … tarihinde değerlendireceğiz).
Maya What problem is the studio trying to solve?
Owen Two experienced employees may leave because long hours conflict with family commitments.
Maya What will the company test?
Owen A twelve-week pilot of flexitime, one home-working day and clearer core hours, measured against retention, deadlines and client satisfaction.
Beş başlıklı pilot önerisi
Beş başlık, isim öbekleri, sayılar ve tarihler kullanın. Başlıklar şunlardır: kapsam (Scope), koşullar (Terms), ölçütler (Measures), sorumlu kişi (Owner) ve takvim (Launch). Tarihlerin tutarlı olduğunu kontrol edin: bu on iki haftalık pilot 10 Ekim’den 2 Ocak’a kadar sürüyor.
- Scope: Design team, 12 weeks
- Terms: Flexitime around 10:00–16:00 core hours; one home-working day a week; written approval for overtime
- Measures: Retention, missed deadlines, client satisfaction
- Owner: Studio manager
- Launch: Publish terms on 3 October; pilot runs 10 October to 2 January; review results on 9 January
Koşullu ya da koşulsuz “evet”
Net bir “evet” güven verir; gerekirse bir koşul ekleyin. “Provided” “… şartıyla” anlamına gelir.
- “Yes, that works for me.” – Evet, bana uyar.
- “I’d be happy to.” – Seve seve.
- “Certainly. When do you need it?” – Elbette. Ne zamana lazım?
- “Yes, provided we finish by five.” – Evet, beşe kadar bitirmemiz şartıyla.
Sık yapılan hatalar
Bunlar anlaşılır ama daha az profesyonel duyulur:
- “I enjoy to work from home.” Doğrusu: “I enjoy working from home.”
- “I stopped to check emails after seven.” Artık bakmıyorsanız: “I stopped checking emails after seven.”
- “Can I take permission on Friday?” İş izni için: “Can I take Friday off?” ya da “Can I take a day of leave on Friday?”
- “The pilot will improve retention.” Sonuçlar gelmeden: “The pilot will measure retention.”
Günde 10 dakikalık pratik
Kendi çalışma haftanızla, sesli çalışın.
- 2 dakika: Çalışma saatlerinizi core hours, flexitime, overtime ve leave ile anlatın.
- 3 dakika: plan to, enjoy, avoid, stop to ve stop doing ile beş doğru cümle kurun.
- 2 dakika: İki konuşmayı tekrar edin.
- 3 dakika: İşte istediğiniz bir değişiklik için beş başlıklı bir öneri yazın.
- Haftalık görüş sorusu: “Should companies ban work emails after seven, or should each person decide?” (Şirketler akşam yediden sonra iş e-postasını yasaklamalı mı, yoksa herkes kendisi mi karar vermeli?) Bir gerekçe ve bir örnek verin.
Sonraki adım
Sırada bir proje hakkında rapor vermek var: ne bitti, ne bekliyor, sırada ne var. C1 seviyesinde ise koşulları ve ölçütleri daha sıkı bir çalışan elde tutma önerisi yazarsınız.

