Hangi şirkette çalıştığını sormak
İş yerinde adlardan sonraki soru genellikle şirketle ilgilidir: “Which company do you work for?” Cevap “I work for” ve şirket adıdır. Soruyu karşı tarafa yöneltmek için “What about your company?” deyin. Şirketin adı karşınızdakine bir şey ifade etmiyorsa türünü ekleyin: “I work for a design company.” (Bir tasarım şirketinde çalışıyorum.)
Dinleyin, sonra konuşmayı kendi şirketiniz ve merkez ofisinizle tekrar edin.
- Which company do you work for? – Hangi şirkette çalışıyorsunuz?
- Where’s the head office? – Merkez ofis nerede?
- What about your company? – Ya sizin şirketiniz?
Owen Hi, Maya. Which company do you work for?
Maya Hi, Owen. I work for ClearPath Energy.
Owen Where's the head office?
Maya It's in Spain. What about your company?
Owen I work for Harbour Bikes. Its head office is in Canada.
Şirket, ülke ve merkez ofis: üç ayrı bilgi
Bir şirketin ülkesi ile merkez ofisi her zaman aynı yer değildir. Bir şirket ABD’de bisiklet satarken merkez ofisi, yani yöneticilerin çalıştığı ana ofis, Kanada’nın Vancouver şehrinde olabilir. İletişim formlarında bu alanların ayrı tutulmasının nedeni budur.
Ülke ve şehirlerle “in” kullanılır: “in Spain”, “in Madrid”. Bazı ülke adları “the” alır: the USA, the UK. Birinin ülkesini “Which country are you from?” diye sorun; cevap “I’m from Brazil.” olur.
- office – ofis: “The office is in Osaka.”
- head office – merkez ofis, genel merkez: “Our head office is in Madrid.”
- ülkeler – Spain, Germany, Japan, South Korea, China, Brazil, Saudi Arabia, Kuwait
he, she ve it ile “is” ve “isn’t”
Türkçede “o” kadın, erkek ve nesne için aynıdır; İngilizcede üçe ayrılır: erkek için “he”, kadın için “she”, şirket, ofis ya da şehir için “it”. Üçü de “is” alır ve genelde kısaltılır: he’s, she’s, it’s. Soruda “is” başa geçer: “Is it a bike company?”
Kısa cevaplar “Yes, it is.” ve “No, it isn’t.” olur; “Yes, it’s.” denmez. Hayır dedikten sonra doğrusunu ekleyin. “The Spain office” basitçe şirketin İspanya’daki ofisi demektir.
Maya He's from Japan.
Owen She's in the Spain office.
Maya Is your head office in the USA?
Owen No, it isn't. It's in Canada.
Maya Is it a bike company?
Owen Yes, it is.
Telefon ve dahili numara: rakam rakam
Türkiye’de telefon numarası çoğu zaman gruplar hâlinde, büyük sayılar gibi okunur: “beş yüz elli beş”. İngilizcede her rakam ayrı söylenir ve gruplar arasında kısa bir duraklama yapılır. 0 için “zero” ya da “oh” denir. “Extension” şirket içindeki kısa dahili numaradır.
Size bir numara verildiğinde “Let me check:” deyip geri okuyun; karşınız onaylar ya da düzeltir.
- 604 555 0184 – “six oh four, five five five, oh one eight four”
- “What’s your extension?” – “My extension is four one six.” – Dahili numaranız? – Dahilim dört bir altı.
- “Let me check: four one six.” – “Yes, that’s right.” – Kontrol edeyim: dört bir altı. – Evet, doğru.
İletişim kartı alışverişi
Basit bir iletişim kartında beş alan bulunur. Çalışmak için bir kart doldurun, iki alanı kapatın ve eksik bilgileri partnerinize sorun. Her alanın kendi sorusu vardır:
- Name (ad) – “What’s your name?”
- Country (ülke) – “Which country are you from?”
- Company (şirket) – “Which company do you work for?”
- Head office (merkez ofis) – “Where’s the head office?”
- Phone (telefon) – “What’s your phone number?”
Sık yapılan hatalar
Anlaşılırsınız, ama bu hatalar hemen fark edilir:
- “Is in Spain.” Türkçede özne düşebilir (“İspanya’da.”), İngilizcede düşmez: “It’s in Spain.”
- “I work in ClearPath Energy.” Türkçedeki “-de çalışıyorum” “in” gibi gelir, ama şirketle “for” ya da “at” kullanılır; “in” bölüm ve yer içindir: “I work in sales.”
- “Yes, it’s.” Kısa cevap “Yes, it is.” olur.
- “in USA” Doğrusu “in the USA”.
- Şirket için “she” ya da kadın bir iş arkadaşı için “he” demek. Türkçedeki tek “o” yüzünden karışır; konuşmadan önce kimden ya da neyden söz ettiğinizi düşünün.
- Dahili 416’yı “four hundred and sixteen” diye okumak. “four one six” deyin.
Günde 10 dakikalık pratik
Sesli çalışın ve kendi işinizden gerçek bilgiler kullanın.
- 3 dakika: Şirketiniz hakkında üç cümle: “I work for … It’s a … company. Our head office is in …”
- 2 dakika: İki iş arkadaşınız: “He’s from … She’s in the … office.”
- 2 dakika: Telefon ve dahili numaranızı rakam rakam söyleyin; kaydedip dinleyin.
- 3 dakika: İki konuşmayı da dinleyin; her cümleden sonra durdurup tekrar edin, sonra soruları kendi bilgilerinizle cevaplayın.
Sonraki adım
Sırada bu bilgileri telefonda kullanmak var: “Can I speak to Lina Park, please?” (Lina Park’la görüşebilir miyim?), “Who’s calling, please?” (Kim arıyor?), “One moment, please.” (Bir dakika lütfen.) Ardından belge isteyen kısa e-postalar ve içinde numara geçen bir telefon mesajı almak gelir.

