Öğün ve yiyecek kelimeleri
İngilizcede günlük üç öğün vardır: breakfast (kahvaltı), lunch (öğle yemeği) ve dinner (akşam yemeği). Yiyeceği öğüne for ile bağlayın: “I have yogurt and fruit for breakfast.” (Kahvaltıda yoğurt ve meyve yerim.) Yukarıdaki kartlarda temel kelimelerin sesi var: önce dinleyin, sonra kendi gününüzü anlatırken kullanın.
- Kahvaltı: eggs (yumurta), bread (ekmek), butter (tereyağı), cheese (peynir), yogurt, cereal (kahvaltılık gevrek), fruit (meyve), coffee, tea, milk (süt), orange juice (portakal suyu)
- Öğle: a sandwich, salad, rice (pirinç, pilav), pasta (makarna), vegetables (sebzeler)
- Akşam: fish (balık), meat (et), potatoes (patates), water (su), wine (şarap)
- An egg, two eggs, a sandwich denir; ama bread, rice, cheese, fruit, milk ve water genellikle ne a ne de -s almaz: “I eat bread.”
Have mı, eat mi, drink mi?
Eat yiyecekler, drink içecekler içindir; have ikisinde de kullanılır ve öğünlerle en yaygın fiildir. “Kahvaltı yapmak”ı “make breakfast” diye çevirmeyin: make breakfast kahvaltıyı hazırlamak demektir, kahvaltı etmek “have breakfast”tır.
- “I eat fruit.” – Meyve yerim. / “I drink tea.” – Çay içerim.
- “I have a sandwich and coffee.” – Sandviç yer, kahve içerim. (Yiyecek ve içecek birlikte.)
- “I have breakfast at seven.” – Yedide kahvaltı ederim. (Öğün adından önce a yok.)
- “Can I have a coffee, please?” Kafede a coffee bir fincan kahve demektir.
I eat, I don’t eat: I, you, we ve they ile alışkanlıklar
Düzenli alışkanlıklar için İngilizcede geniş zaman (present simple) kullanılır. I, you, we ve they ile fiil ek almaz: I eat, we drink, they have. Olumsuz için fiilin önüne don’t koyun; fiil değişmez. Türkçede olumsuzluk fiilin sonuna eklenir (yemem, içmem), İngilizcede ise ayrı bir kelime olarak fiilin önüne gelir. Bir olumluyu ve bir olumsuzu but ile bağlayın: “I eat fruit, but I don’t drink coffee.” (Meyve yerim ama kahve içmem.)
- “I eat eggs.” → “I don’t eat eggs.”
- “We drink tea.” → “We don’t drink coffee.”
- “They have lunch at work.” → “They don’t have lunch at home.”
“Do you…?” diye sormak ve kısa cevap vermek
Cümlenin başına Do koyun, gerisini aynı sırada bırakın: “You eat breakfast.” cümlesi “Do you eat breakfast?” olur. Türkçede soru eki “mi” sona gelir; İngilizcede soruyu baştaki Do kurar. Kısa cevap verin, sonra bir ayrıntı ekleyin ki karşınızdakinin söyleyecek bir şeyi olsun.
- “Do you eat breakfast?” – “Yes, I do. I have eggs and bread.”
- “Do you drink coffee?” – “No, I don’t. I drink tea.”
- “What time do you have dinner?” – “At eight.” (Akşam yemeğini saat kaçta yersin?)
- Hungry ve tired gibi kelimelerle do değil be kullanılır: “Are you hungry?” – “Yes, I am.” “Acıktım.” geçmiş zaman gibi görünse de İngilizcesi şimdiki durumdur: “I’m hungry.” “Yoruldum.” da “I’m tired.” olur.
Bir “hayır”, bir takip sorusu: kısa bir konuşma
Olumsuz bir cümle çoğu zaman bir sınır taşır: evde değil, kahve değil. Doğal bir sonraki soru o sınırı sorar. Aşağıda erkek konuşmacı evde kahvaltı etmiyor, kadın da ona işte yiyip yemediğini soruyor. Dinleyin, sonra kadının sorusunu kendi sabahlarınıza göre cevaplayın.
Maya I have yogurt and fruit for breakfast.
Owen I don't eat breakfast at home.
Maya Do you eat at work?
Owen Yes. I have a sandwich and coffee there.
Kendi takip sorularınızı kurmak
Olumsuz cümledeki ayrıntıyı alın ve öbür tarafını sorun. Aklınıza bir şey gelmezse soruyu geri gönderin.
- “I don’t eat breakfast at home.” → “Do you eat at work?” (Evde değilse işte mi?)
- “I don’t drink coffee.” → “Do you drink tea?”
- “We don’t eat meat.” → “Do you eat fish?”
- “What about you?” ya da “And you?” (Ya sen?) hemen her cevaptan sonra işe yarar.
Sık yapılan hatalar
Hepsinin kolay bir düzeltmesi var:
- “I not eat breakfast.” Doğrusu: “I don’t eat breakfast.”
- “You eat at work?” Do olmadan gündelik ya da şaşırmış gibi duyulur. “Do you eat at work?” diye sorun.
- “Are you eat breakfast?” Are sıfatlarla ve yerlerle (“Are you hungry?”), do diğer fiillerle kullanılır.
- “I have a breakfast at seven.” Doğrusu: “I have breakfast at seven.” Araya sıfat girerse a geri gelir: “a big breakfast”.
- “Do you drink coffee?” – “Yes, I drink.” “Yes, I do.” deyin; tek başına “I drink” genelde alkol içtiğinizi anlatır.
Günde 10 dakikalık pratik
Her şeyi sesli söyleyin. Her gün yapılan kısa tekrar, haftada bir yapılan uzun çalışmadan daha iyi işler.
- 2 dakika: Konuşmayı dinleyin, her cümleden sonra durdurup tekrar edin.
- 3 dakika: Takip sorusu oyunu. Biri olumsuz bir cümle söylesin (“I don’t drink coffee.”), siz takip sorusu sorun (“Do you drink tea?”). Yalnızsanız onları yazın.
- 5 dakika: Sıradan bir gününüzü biri olumsuz beş cümleyle anlatın: “I have breakfast at seven. I eat bread and cheese. I don’t eat lunch at home. I have a sandwich at work. We have dinner at eight.”
Sonraki adım
Sırada başkalarını anlatmak var. He ve she ile fiil -s alır, olumsuzda doesn’t kullanılır: “She has tea at seven. He doesn’t eat breakfast.” Sorular Does ile başlar: “Does he work in a bank?”

a sandwich
chocolate
coffee