Fiyat sormak: “How much is this?”
Tek bir şey için “is” ile sorulur ve “It’s…” ile cevap verilir. İki ya da daha fazlası için “are” ile sorulur ve “They’re…” ile cevap verilir. Yukarıdaki kartlarda temel ifadelerin sesi var: dinleyin, sonra sesli söyleyin.
- “How much is this?” – “It’s five pounds.” (Bu ne kadar? – Beş pound.)
- “How much are these?” – “They’re ten pounds.” (Bunlar ne kadar? – On pound.)
- “They’re twelve pounds each.” – “each”, fiyatın tanesi için olduğunu gösterir.
This, that, these ve those
İngilizce bu kelimeyi iki soruyla seçer: tek mi çok mu, yakın mı uzak mı? Yakın genelde elinizde ya da hemen önünüzde demektir. Türkçede üç kelime var (bu, şu, o), İngilizcede iki: “bu” için this, “şu” ve “o” için that.
- this: yakındaki tek şey. “How much is this wallet?” (Bu cüzdan ne kadar?)
- that: uzaktaki tek şey. “How much is that umbrella?” (Şu şemsiye ne kadar?)
- these: yakındaki birden fazla şey. “How much are these key rings?” (Bu anahtarlıklar ne kadar?)
- those: uzaktaki birden fazla şey. “How much are those T-shirts?” (Şu tişörtler ne kadar?)
Fiyatlar İngilizcede nasıl söylenir?
Önce pound, sonra pence söylenir. Pound’dan sonra “pence” genelde düşer, dükkânda çoğu zaman “pounds” da. Tekili “a penny”dir; “pence” zaten çoğul olduğu için “pences” denmez. Türkçede 6,50 TL virgülle yazılır, İngilizcede ise nokta kullanılır: £6.50.
- £5 – “five pounds”; £1 – “a pound”
- £6.50 – “six pounds fifty” ya da “six fifty”
- £12.99 – “twelve ninety-nine”
- 50p – “fifty p” ya da “fifty pence”
- Dolar ve euro da aynı sırayla okunur: $4.50 “four dollars fifty” ya da “four fifty”.
Fifteen mi, fifty mi? Farkı duymak
“-teen” ile biten sayılar (13–19) ile “-ty” ile bitenler (30, 40, 50 ve diğerleri) gürültülü bir dükkânda birbirine çok benzer. Tek başına söylendiğinde “-teen” sayılarında vurgu sondadır (fif-TEEN), “-ty” sayılarında ise baştadır (FIF-ty). Bir isimden önce vurgu kayabilir (“FIF-teen pounds”); bu yüzden en güvenli ipucu kelimenin sonudur: “-teen” uzun bir “ii” ve net bir n ile biter, “-ty” ise kısa biter.
- thirteen – thirty; fourteen – forty (forty’de u yoktur)
- fifteen – fifty; sixteen – sixty
- seventeen – seventy; eighteen – eighty
- nineteen – ninety
Yanlış duyduğunuz fiyatı teyit etmek
Emin değilseniz ödeyip geçmeyin. Duyduğunuzu sandığınız tutarı soru olarak tekrar edin; karşınızdaki doğrular ya da düzeltir.
Aşağıda bir müşteri öğle yemeği sipariş ediyor ve “fifty” yerine “fifteen” duyuyor. Dinleyin, sonra müşterinin rolünü başka bir fiyatla söyleyin.
Server Hello. What would you like?
Maya A cheese sandwich and water, please.
Server Certainly. That's six pounds fifty.
Maya Sorry, six pounds fifteen?
Server No, six pounds fifty.
Maya Six fifty. Thank you.
Bir sayıyı kontrol etmenin başka yolları
Duruma uyanı seçin:
- “Sorry, can you repeat that?” – Sayıyı hiç duyamadıysanız.
- “Is that one-five or five-zero?” – Rakamları tek tek söylemek şüpheyi ortadan kaldırır.
- “So that’s six fifty?” – Ödemeden önce toplamı teyit etmek için.
- Kasanın ya da kart makinesinin ekranında toplam genelde yazar.
Sık yapılan hatalar
Hepsinin kolay bir düzeltmesi var:
- “How many is it?” Türkçedeki “kaç para?” sorusu yüzünden sık yapılır. Fiyat “How much” ile sorulur: “How much is it?” “How many” ise şeyleri saymak içindir: “How many keys?”
- “How much is these?” These ve those ile “are” kullanın, cevabı “They’re…” ile verin.
- “Two key”, “three watch”. Türkçede sayıdan sonra isim tekil kalır (iki anahtar), İngilizcede ise çoğul olur: “two keys”, “three watches”.
- “Six point fifty.” “Point”, “six point five kilometres” gibi ondalık sayılar içindir, fiyatlar için değil. “Six fifty” deyin.
- Duyamadığınız fiyata “yes” demek. “Sorry, six fifteen?” kibar bir sorudur ve sizi yanlış tutar ödemekten kurtarır.
Günde 10 dakikalık pratik
Her gün yapılan kısa pratik, haftada bir yapılan uzun çalışmadan daha iyi işler. Her şeyi sesli söyleyin.
- 2 dakika: Yukarıdaki sayı çiftlerini sesli okuyun. Kendinizi kaydedin ve her “-teen” sayısının net bir n ile bittiğini kontrol edin.
- 2 dakika: Öğle yemeği konuşmasını dinleyin; her cümleden sonra durdurup tekrar edin.
- 3 dakika: Bir fişten ya da alışveriş sitesinden beş fiyatı sesli okuyun: “twelve ninety-nine”, “three fifty”.
- 3 dakika: Bir arkadaşınız içinde “-teen” ya da “-ty” olan bir fiyat söylesin; siz soru olarak tekrar edin, o da doğrulasın ya da düzeltsin. Yalnızsanız evdeki eşyaları gösterip “How much is this?” ya da “How much are those?” diye sorun.
Sonraki adım
Fiyatlar rahat gelince eşyalar ve sahipleri hakkında konuşmaya geçin: “Whose bag is this?” – “It’s Tom’s.” Orada da this, that, these, those ve çoğul kuralı devam eder: one key, two keys; one watch, three watches. “Watches” fazladan bir hece alır; “boxes” ve “glasses” da öyle.
