Part 3 nasıl işler?
Part 3’te çoğu iş hayatıyla ilgili, her biri üç soruluk 13 konuşma vardır; bazılarında üç kişi konuşur. Her konuşma bir kez çalınır ve metni basılı değildir; sorular ve dörder seçenek ise test kitapçığındadır ve genellikle konuşmanın sırasını izler. Bazı setlere tablo ya da program gibi bir grafik eklenir, bazı sorular da alıntılanan bir cümlenin ne anlama geldiğini sorar.
Pratik konuşma: yanlış oda
Metne bakmadan bir kez dinleyip cevaplayın. Sonra yeniden dinleyin ve kanıtınızı bulun.
Maya Hello. I booked a room for a small training session tomorrow. I’ve just learned that two participants use wheelchairs, and the room in my confirmation is upstairs.
Owen Thanks for telling us. That room has no lift access, but I manage the bookings for a ground-floor studio as well. How many people are coming?
Maya Twelve, including the trainer. We also need a screen for slides.
Owen The ground-floor studio holds sixteen and has a screen. It is free at your original time, so I can move the booking at no extra charge.
Maya That would solve the problem. Please send me the revised room details so I can tell the group.
Owen Of course. I’ll email a new confirmation this afternoon.
Amaç ve roller
Amaç nadiren tek cümlede söylenir: Kadın hiçbir yerde “I need an accessible room” demiyor. Bunu tekerlekli sandalye kullanan katılımcılardan, üst kattaki odadan ve “no lift access” ifadesinden kurarsınız. Rol sorularında unvanı değil eylemleri dinleyin: Rezervasyonları yönetmek ve rezervasyonu taşımayı teklif etmek, mekânda çalışan birini gösterir. Yanlış seçenekler çoğu zaman duyduğunuz bir kelimeyi, örneğin “wheelchair” kelimesini tekrar kullanır.
Öneriler, retler ve plan
Bir öneri ancak diğer konuşmacı kabul ettiğinde plana dönüşür. Biri teslimatı ertelemeyi önerir, diğeri “I’d rather not; the stand has to be ready on Friday.” der ve sonunda kurye ayarlarlar. “Delay the delivery” duyduğunuz kelimeleri tekrarlar, ama reddedilmiştir.
Türkçede öneri “Perşembeye alsak mı?” diye yapılır; “Neden perşembeye almıyoruz?” ise sitem gibi duyulabilir. İngilizcede “Why don’t we…?” bir neden sorusu değil, dostça bir öneridir. Kalıpları öğrenin:
- Öneri: “Why don’t we move it?” (yalın fiil), “How about asking the team?” (-ing)
- Teklif: “I can move the booking.” “Shall I call them?”
- Ret: “I’d rather keep the current supplier.” (“to” yok)
- Kabul: “That would solve the problem.” “Let’s do that.”
Sonraki adım: kim, ne, ne zaman?
“What will… do next?” sorusunun kanıtı genellikle sona doğru gelir. Kişiyi, eylemi ve zamanı birlikte yakalayın: “I’ll email a new confirmation this afternoon.” Sonra kimin harekete geçtiğini kontrol edin: “Please send me the revised room details so I can tell the group” cümlesinde göndermek adamın, gruba haber vermek kadının işidir.
- “I’ll…” ya da “Let me…”: konuşan harekete geçer.
- “Could you…?”: diğer konuşmacı harekete geçer.
- “I’ll ask our technician to…”: işi üçüncü bir kişi yapar.
Grafikli sorular: ihtiyaçlar koşula dönüşür
Ses başlamadan seçeneklerin tablonun hangi sütunundan geldiğine bakın; konuşanlar genellikle diğer bilgileri verir. Her ihtiyacı bir koşula çevirin ve her satırı kontrol edin. Bir konuşmacı şöyle diyor: “We’re expecting twenty people, we need a projector, and our budget is fifty dollars an hour at most.”
- A Odası: 16 kişilik, projektörlü, saati 40 dolar
- B Odası: 24 kişilik, projektörsüz, saati 45 dolar
- C Odası: 24 kişilik, projektörlü, saati 48 dolar
- D Odası: 30 kişilik, projektörlü, saati 60 dolar
- Cevap: C Odası. A küçük, B’de projektör yok, D bütçeyi aşıyor.
Sık yapılan hatalar
Kaybedilen puanların çoğu dört alışkanlıktan gelir:
- Kabul edilen öneri yerine ilk öneriyi seçmek.
- Sesteki bir kelimeyi tekrarlayan seçeneği işaretlemek.
- Sonraki adımı yanlış konuşmacıya vermek.
- Kaçırılan bir soruda takılıp sonraki seti de kaçırmak.
Günde 20 dakikalık bir rutin
Her seferinde bir konuşma ve onun üç sorusu:
- Soruları okuyun ve türlerini yazın: amaç, rol, öneri ya da sonraki adım.
- Bir kez dinleyip cevaplayın.
- Metinle yeniden dinleyin, kanıtların altını çizin ve her öneriyi kabul edildi ya da reddedildi diye işaretleyin.
- Sonucu söyleyin: Kim, neyi, ne zaman yapacak?
- Haftada iki kez, plansız biten bir toplantıyı İngilizce anlatın: “We all thought…, but…”, “In the end, nobody…”.
Bundan sonra ne çalışmalı?
Kısa cevaplar hâlâ elinizden kaçıyorsa Part 2’ye dönün. Konuşmalar artık zor gelmiyorsa tek bir kişinin mesaj bıraktığı ya da konuşma yaptığı Part 4’e geçin.
