İçeriğe geç
Flalingo

İngilizce pratiği

İngilizce bir arkadaşı konsere nasıl davet edersiniz? A2 temel seviye: tarihler, sevdikleriniz ve kısa e-posta

Adults planning music events with a calendar

Bir arkadaşınızı müzik etkinliğine İngilizce davet etmek için A2 seviyesinde sıra sayılarıyla tarih söyleme, like ve love + -ing, be ve do ile sorular, müzik kelimeleri, dört bölümlü kısa e-posta ve günde 10 dakikalık pratik.

Bir arkadaşınızı İngilizce davet ederken dört bölümlü kısa bir mesaj yazın: etkinlik, tarih, bir neden ve buluşma planı. Tarihleri sıra sayısıyla ve “on” ile söyleyin: “on the twenty-one” değil, “on the twenty-first”. Zevklerinizi like, love, don’t mind ya da hate + -ing ile anlatın: “I love dancing.” Gidemiyorsanız bunu söyleyip başka bir zaman önerin: “I can’t go then. What about Sunday?” Bu konu A2 (temel) seviyesindedir; haftasını anlatabilen, artık arkadaşlarıyla İngilizce plan yapmak isteyen yetişkinler içindir.

Bu yazı kimin için?

  • Temel seviyedeki yetişkinler: haftanızı anlatabiliyorsunuz, ama bir arkadaşla İngilizce plan yapmak hâlâ uzun sürüyor.
  • Bir iş arkadaşını ya da yeni bir arkadaşı konsere, festivale ya da bir akşam dışarı çıkmaya mesajla veya e-postayla davet etmek isteyenler.
  • 21st, 22nd, 23rd gibi tarihlerde duraksayan ya da “on”, “in” ve “at” arasında kararsız kalan herkes.
  • Henüz erken: saatler ve haftanın günleri size hâlâ yeni geliyorsa önce A2 seviyesindeki, saat ve sıklık ifadeleriyle gününüzü anlatma yazısıyla başlayın.
  • Fazla kolay: plan yapmak ve tarih söylemek size zaten kolay geliyorsa geçmişte kalan unutulmaz bir akşamı sırasıyla anlatmaya geçin.

Örnek sayfaları açın

Örnek sayfaları açın

Kelime kartları

twentieth (20th)

ordinal number: 20th

twenty-first (21st)

ordinal number: 21st

twenty-second (22nd)

ordinal number: 22nd

twenty-third (23rd)

ordinal number: 23rd

twenty-fourth (24th)

ordinal number: 24th

Konuşma

Owen Do you like listening to folk music?

Maya Yes, and I love dancing.

Owen The folk night is on Friday the twenty-first.

Maya I can't go then. What about jazz on the twenty-third?

Owen Perfect. The saxophonist is fantastic.

Cümle yapısı

What kind of music do you like?

I really like jazz. It's fantastic.

Use be for identity or description and do for present-simple actions.

  • be question
  • do question
  • really like
  • fantastic

Diğer alıştırmalar

Read the model

Hi Owen, There's a jazz concert on the twenty-third of June. I want to go because the band is great. Can we meet at seven? See you, Maya

An event email

What does the email include?

Hi Owen, There's a jazz concert on the twenty-third of June. I want to go because the band is great. Can we meet at seven? See you, Maya

Use a greeting, short connected details and a friendly ending.

  • event
  • date
  • reason
  • meeting plan
Bu üniteyi öğren
Nasıl öğrenmek istersin?
Hesabın var mı?

Ücretsiz hesap bir üniteyi kalıcı olarak açar.

Dört bölümlü kısa bir davet e-postası

Etkinliği, tarihi, bir nedeni ve buluşma planını bu sırayla verin:

  • “Hi Sam,” – selamlama; arkadaşa “Dear” gerekmez
  • “There’s a jazz concert at the Riverside Café on Saturday the twenty-second.” – etkinlik ve tarih
  • “I want to go because the saxophonist is fantastic.” – “because” ile tek bir neden
  • “Would you like to come with us? We can meet at the entrance at seven.” – davet ve buluşma planı
  • “See you, Ana” – samimi kapanış

Tarih söyleme ve yazma: sıra sayıları

Türkçede “21 Haziran” düz sayıyla okunur; İngilizcede tarih sıra sayısıyla söylenir. Çoğu sıra sayısı -th alır; yirmiden sonra son rakam belirler: “twenty-first”, “twenty-second”, “twenty-third”.

  • “first” (1st), “second” (2nd), “third” (3rd) – düzensiz
  • “fifth” (5th), “eighth” (8th), “ninth” (9th) – yazılışa dikkat
  • “eleventh” (11th), “twelfth” (12th), “thirteenth” (13th) – hep -th: 11st, 12nd olmaz
  • “twentieth” (20th), “twenty-first” (21st), “twenty-second” (22nd), “twenty-third” (23rd) – son rakam belirler
  • “thirtieth” (30th), “thirty-first” (31st) – -ty, -tieth olur
  • Söyleyiş: “the twenty-first of June” (daha çok İngiliz) ya da “June twenty-first” (daha çok Amerikan). Yazılış: 21 June ya da June 21.
  • Gün ve tarih için “on”, ay için “in”, saat için “at”: “on the twenty-first”, “in June”, “at seven”.
  • “third” ve “thirteenth”teki “th” Türkçede yok: dilinizin ucu dişlerinizin arasında olsun; t ya da s gibi söylemeyin.

Neleri sevdiğinizi anlatma: like, love, don’t mind, hate + -ing

“Dans etmeyi severim” cümlesindeki -meyi ekinin karşılığı burada -ing’dir: “I like dancing.” Müzik türü gibi şeyler için isim yeter: “I like jazz.”

  • “I love dancing.” – çok olumlu
  • “I really like listening to live music.” – olumlu
  • “I don’t mind travelling on a Friday.” – bana uyar
  • “I don’t like waiting.” – olumsuz
  • “I hate being late.” – çok olumsuz
  • “I like to dance” de duyarsınız; ikisi de doğru. “enjoy” ve “don’t mind”dan sonra yalnızca -ing gelir.
  • “Would you like to come?” bir davettir; “Do you like jazz?” ise genel zevkinizi sorar.

be ve do ile sorular

İsim, sıfat ya da yerden önce “be” (is, are), eylem fiilinden önce “do” ya da “does” kullanın. Türkçedeki “mı” ekinin işini İngilizcede başa gelen bu yardımcı fiil yapar.

  • “Is she a musician?” – “Yes, she is.”
  • “Are you free on Saturday?” – “Yes, I am.”
  • “Does she play jazz?” – “No, she doesn’t.”
  • “What time does the concert start?” – “At eight.”
  • “What kind of music do you like?” – “I really like jazz. It’s fantastic.”

Kısa bir konuşma: “I can’t go then”

Maya folk müziği seviyor, ama tarih uymuyor; bu yüzden başka bir etkinlik öneriyor. “I can’t go then” zevkle değil, zamanla ilgilidir. Dinleyin, sonra Maya’nın cümlelerini kendi tarihlerinizle söyleyin.

Owen Do you like listening to folk music?

Maya Yes, and I love dancing.

Owen The folk night is on Friday the twenty-first.

Maya I can't go then. What about jazz on the twenty-third?

Owen Perfect. The saxophonist is fantastic.

Bu üniteyi kendi yolunla öğren

Müzik kelimeleri: türler, çalgılar ve müzisyenler

Müzik türleri artikelsiz kullanılır: “I like jazz.” Çalgılar genelde “the” alır: “She plays the violin.”

  • “jazz”, “folk”, “pop”, “hip hop”, “reggae”, “classical music” – başlarına “the” gelmez
  • “guitar” → “guitarist”, “piano” → “pianist”, “violin” → “violinist” – -ist eki
  • “saxophone” → “saxophonist” – İngiliz İngilizcesinde vurgu kayar: SAX-o-phone, sax-OPH-o-nist
  • “drums” → “drummer”, “trumpet” → “trumpeter” – -er eki
  • “bass” → “bass player”, “keyboard” → “keyboard player” – “player” kullanılır
  • “folk” kelimesinde l okunmaz.

Sık yapılan hatalar

Hepsinin kolay bir düzeltmesi var:

  • “the twenty-one of June” → “the twenty-first of June”
  • “21th”, “11st” → 21st; ama 11th, 12th, 13th
  • “in Friday” → “on Friday”
  • “I like listen to jazz.” “I don’t mind to travel.” → “I like listening to jazz.” “I don’t mind travelling.”
  • “Do you are free?” “Is she play jazz?” → “Are you free?” “Does she play jazz?”
  • “Come with we.” “I like she.” → “Come with us.” “I like her.” Türkçedeki “onu” him, her ve it’in üçünü de karşılar; İngilizcede kişiye göre seçin.
  • Sorun tarihken “I don’t like folk” demek. Zaman için “I can’t go then” deyin.

Günde 10 dakikalık pratik

Her şeyi sesli söyleyin.

  • 2 dakika: Konuşmayı dinleyin ve her cümleyi tekrar edin.
  • 2 dakika: Takviminizden beş tarihi sesli okuyun: “My birthday is on the twelfth of May.”
  • 3 dakika: Yakınınızdaki gerçek bir etkinlik için dört bölümlü bir e-posta yazın.
  • 3 dakika: Sesli cevap verin: “What kind of music do you like?” “Are you free on the twenty-first?”

Sonraki adım

Sonra geçmişe geçin: unutulmaz bir akşamı bir arkadaşınıza “first”, “then” ve “after that” ile sırasıyla anlatın.

Sık sorulan sorular

İngilizcede tarihler nasıl söylenir?

Sıra sayısı ve “on” ile: “on the twenty-third of June” (daha çok İngiliz) ya da “on June twenty-third” (daha çok Amerikan). Ayı kelimeyle yazın: 06/07 İngiltere’de 6 Temmuz, ABD’de 7 Haziran demektir.

“I like dancing” mi, “I like to dance” mı?

İkisi de doğru. “enjoy” ve “don’t mind”dan sonra yalnızca -ing olur. Davet ederken “Would you like to come?” deyin.

Bir daveti İngilizce kibarca nasıl reddederim?

Teşekkür edin, sorunu söyleyin ve başka bir zaman önerin: “Thanks! I’d love to, but I can’t go on Friday. How about Saturday?”

Bu üniteyi öğren
Nasıl öğrenmek istersin?
Hesabın var mı?

Ücretsiz hesap bir üniteyi kalıcı olarak açar.

Sırada ne var?

Flai ile pratiğe devam et

Flai, Flalingo'nun sesli konuşmalar, düzeltmeler ve ders raporlarıyla pratik yapmaya yardımcı olan yapay zekâ destekli konuşma uygulamasıdır.

Canlı öğretmenle öğren

Flalingo derslerinde bu tür üniteleri canlı bir öğretmenle birebir çalışırsın.