Yedi gün ve okunuşları
Günleri her seferinde aynı sırayla, küçük bir tekerleme gibi söyleyin. Yukarıdaki kartlarda her günün sesi var: çocuğunuz önce bir günü sizden sonra tekrar etsin, sonra iki, sonra üç. Başta bir seferde üç dört gün yeter; bütün hafta birkaç günde oturur.
İki güne ayrıca dikkat edin. “Wednesday” kelimesindeki ilk “d” okunmaz, kelime “wenzdey” gibi söylenir. “Tuesday” ile “Thursday” farklı başlar: “Tuesday” “tyuzdey” gibi okunur. “Thursday” ise Türkçede olmayan “th” sesiyle başlar: dilin ucu üst ve alt dişlerin arasındayken “thörzdey” denir.
- Monday – Pazartesi (“mandey”)
- Tuesday – Salı (“tyuzdey”)
- Wednesday – Çarşamba (“wenzdey”)
- Thursday – Perşembe (“thörzdey”)
- Friday – Cuma (“fraydey”)
- Saturday – Cumartesi (“setırdey”)
- Sunday – Pazar (“sandey”)
Hafta pazar mı, pazartesi mi başlar?
Bu, takvime göre değişir. Türkiye’de takvimler pazartesiyle başlar; ABD’de ise takvimler çoğunlukla pazar günüyle başlar ve İngilizce kayıtlarda iki sırayı da duyabilirsiniz. Gün adları ve sıraları değişmez, yalnızca ilk gün değişir. Bir başlangıç seçin ve hep onu kullanın. Çocuğunuz başka bir günle başlayan bir liste duyarsa günlerin bir çember gibi döndüğünü, yalnızca başlangıç noktasının farklı olduğunu gösterin.
Renkli hafta: dinle, göster, söyle
Her güne bir renkli sayfa verince sıra, çocuğunuzun görebileceği bir şeye dönüşür. Aşağıdaki kısa hikâyede her satır bir günü ve o günün sayfasını söylüyor. Birlikte dinleyin ve doğru rengi gösterin; sonra her satırdan sonra durdurun, çocuğunuz söylesin.
Renkler bir kural değil, bir seçimdir: pazartesi her zaman kırmızı değildir. Günler sırasında kaldığı sürece çocuğunuz kendi renkli haftasını yapabilir.
Nia Monday. A red page!
Leo Tuesday. A blue page!
Nia Wednesday. A yellow page!
Leo Thursday. A green page!
Nia Friday. A pink page!
Leo Saturday and Sunday. Purple and orange!
Evde 5 dakikalık 3 oyun
Kısa ve sık oynamak, uzun bir oturumdan daha iyi işler. Çocuğunuz hâlâ istekliyken bitirin.
- Duvarda renkli hafta: Yedi renkte yedi kâğıt kesin. Çocuğunuz her güne bir renk seçsin, etiketleri birlikte yazın: “Monday: red. Tuesday: blue.” Kâğıtları sırayla duvara asın ve her sabah haftayı birlikte söyleyin.
- Hangi renk?: Bir kâğıdı gösterip sorun: “What colour is it?” Çocuğunuz rengi söylesin: “It’s green.” Sonra rolleri değişin. Rengi değil de günü söylerse (“Thursday!”) gülümseyin, kâğıdı yeniden gösterin ve “It’s green.” deyin.
- Kayıp gün: Bir kâğıdı ters çevirin ya da bir kartı saklayın. Haftayı birlikte söyleyin ve boşlukta durun: “Monday, Tuesday, …?” Eksik günü çocuğunuz bulsun.
Sık yapılan hatalar ve kolay düzeltmeleri
Bu hataların çoğu normaldir ve kısa sürede geçer. Oyunu durdurmanız gerekmez; doğru hâlini yeniden söylemeniz yeter.
- Tuesday ile Thursday’i karıştırmak: Yeni başlayan biri için birbirine benzer. İkisini yan yana, başlarını abartarak söyleyin: “Tues-day” “t” ile, “Thurs-day” dil dişlerin arasındayken.
- Wednesday’i yazıldığı gibi okumak: İlk “d” okunmaz. İki kez alkışlayarak söyleyin: “Wenz-day”.
- Gün adlarını küçük harfle yazmak: Türkçede gün adları çoğu zaman küçük harfle yazılır, İngilizcede ise her zaman büyük harfle başlar: “Monday”, “monday” değil.
- Renk sorusuna gün adıyla cevap vermek: “What colour is it?” renk sorar. Sayfayı yeniden gösterin ve cevabı verin: “It’s red.”
Sonraki adım
Çocuğunuz haftayı sırayla söyleyebilince bir cümle ekleyin: “Today is Monday.” Her sabah sorun: “What day is it today?” Daha sonra günleri gerçek planlara bağlayın: “On Saturday we go to the park.” Kendi haftanızla ilgili kısa ve gerçek cümleler en kalıcı olanlardır.
