İş İngilizcesinde en sık kullanılan kalıplar başlıca e-posta, telefon görüşmesi, toplantı, sunum, rica ve talepler, müzakere, itiraz, günlük ofis konuşmaları ve geri bildirim gibi profesyonel durumlarda karşımıza çıkar. Günlük iş iletişiminde B1–B2 düzeyi birçok rutin görev için işlevsel bir temel sağlayabilir; karmaşık müzakereler, ayrıntılı raporlama ve liderlik gerektiren görevlerde ise C1 düzeyi daha fazla esneklik ve dil hâkimiyeti sağlar.
Profesyonel İngilizcede önemli olan yalnızca doğru kelimeleri bilmek değildir. Aynı mesajın kime, hangi kanaldan ve hangi resmiyet düzeyinde iletildiği de kullanacağınız ifadeyi değiştirebilir.
Bu rehberde iş hayatında sık karşılaşabileceğiniz 69 temel İngilizce kalıbı; anlamları, kullanım bağlamları ve resmiyet düzeyleriyle birlikte inceleyeceğiz.
İşe Başlamadan Önce İngilizce Seviyeniz Ne Olmalı?
İş İngilizcesi için herkesin ulaşması gereken tek bir seviye yoktur. İhtiyacınız olan dil düzeyi; yaptığınız işe, sektörünüze ve İngilizceyi hangi durumlarda kullandığınıza göre değişir.
Günlük e-posta yazışmaları, rutin toplantılar ve temel telefon görüşmeleri için B1–B2 seviyesi birçok profesyonel için işlevsel bir temel oluşturabilir. Bu düzeylerde tanıdık iş konularını takip etmek, bilgi alışverişinde bulunmak ve görüşlerinizi açıklamak giderek daha kolay hâle gelir.
Karmaşık müzakereler, ayrıntılı raporlama, üst düzey sunumlar veya liderlik gerektiren uluslararası görevlerde ise daha geniş bir kelime dağarcığına ve dili bağlama göre esnek kullanabilme becerisine ihtiyaç duyulabilir. Bu tür durumlarda C1 seviyesi önemli bir avantaj sağlar.
Dolayısıyla hedefiniz yalnızca belirli bir seviyeye ulaşmak değil, İngilizceyi kendi işinizde karşılaşacağınız gerçek durumlarda kullanabilmek olmalıdır.
İş Yerinde Kullanılan Mesleki İngilizce Terimler Nelerdir?
Her sektörün kendine özgü terminolojisi vardır. Bununla birlikte bazı kelime ve ifadeler farklı sektörlerdeki profesyonel ortamlarda sıkça karşınıza çıkabilir.
| İngilizce Terim |
Türkçe Karşılığı |
Kullanım |
| Deadline |
Son teslim tarihi |
Bir işin tamamlanması gereken son tarihi belirtirken |
| Follow up |
Bir konuyu takip etmek / yeniden ele almak |
Önceki görüşme, e-posta veya aksiyonun devamını getirirken |
| Feedback |
Geri bildirim |
Bir iş, performans veya fikir hakkında değerlendirme verirken |
| Meeting agenda |
Toplantı gündemi |
Toplantıda ele alınacak konuları belirtirken |
| Quarterly report |
Çeyreklik / üç aylık rapor |
Şirketin üç aylık dönem sonuçlarını raporlarken |
Bu terimleri yalnızca Türkçe karşılıklarıyla ezberlemek yerine gerçek e-posta, toplantı ve proje cümleleri içinde görmek, hangi bağlamlarda kullanıldıklarını anlamanızı kolaylaştırır.

Profesyonel Yazışmalarda Kullanılan İngilizce Kalıplar
E-posta Yazarken Kullanılan İngilizce Kalıplar
E-posta, profesyonel iletişimin en sık kullanılan araçlarından biridir. Ancak ekip arkadaşınıza gönderdiğiniz kısa bir mesaj ile yeni bir müşteriye yazdığınız e-postanın tonu aynı olmak zorunda değildir.
Aşağıdaki Türkçe karşılıklar kelimesi kelimesine çeviriler değil, ifadelerin iş ortamındaki doğal Türkçe karşılıklarıdır.
| İngilizce İfade |
Türkçe Karşılığı |
Resmiyet |
Kime / Ne Zaman Kullanılır? |
| I hope this email finds you well. |
Umarım iyisinizdir. |
Nötr / Profesyonel |
Mesafeli veya daha resmî e-posta açılışlarında |
| I would like to follow up on… |
… konusunda tekrar iletişime geçmek istiyorum. |
Nötr / Profesyonel |
Daha önce konuşulan bir konunun devamını getirirken |
| Could you please confirm…? |
… konusunu teyit edebilir misiniz? |
Nötr / Profesyonel |
Müşteri, yönetici veya dış paydaştan teyit isterken |
| Looking forward to hearing from you. |
Yanıtınızı bekliyorum. |
Nötr / Profesyonel |
Cevap beklenen e-postaların sonunda |
| Dear [Name], |
Sayın / Merhaba [Ad], |
Nötr / Profesyonel |
Profesyonel hitapta; unvan ve soyadıyla kullanıldığında daha resmî olabilir |
| Hi [Name], |
Merhaba [Ad], |
Nötr / Samimi |
Ekip arkadaşları veya düzenli iletişim kurulan kişilerle |
| Thank you for your email. |
E-postanız için teşekkür ederim. |
Nötr / Profesyonel |
Gelen bir e-postayı yanıtlarken |
| I'm writing regarding… |
… hakkında yazıyorum. |
Nötr / Profesyonel |
E-postanın konusunu doğrudan belirtirken |
| Please find attached… |
… dosyasını ekte bulabilirsiniz. |
Nötr / Profesyonel |
Dosya veya belge gönderirken |
| Let me know if you have any questions. |
Sorunuz olursa lütfen bana bildirin. |
Nötr / Samimi |
Ekip, müşteri veya proje iletişiminde |
| Best regards, |
Saygılarımla, |
Nötr / Profesyonel |
Çoğu profesyonel e-postada güvenli bir kapanış olarak |
| Kind regards, |
Saygılarımla / İyi dileklerimle, |
Nötr / Profesyonel |
Profesyonel ancak biraz daha sıcak bir kapanışta |
“I Hope This Email Finds You Well” Kullanılmalı mı?
“I hope this email finds you well” gramer açısından doğru, nazik ve profesyonel bir e-posta açılışıdır. Bununla birlikte çok sık kullanıldığı için bazı yazışmalarda klişe veya kişiselleştirilmemiş bir ifade gibi algılanabilir. Daha önce iletişim kurduğunuz biriyle yazışıyorsanız doğrudan bağlama giren bir başlangıç daha doğal olabilir.
| Durum |
Daha Doğal Başlangıç |
| Bir e-postaya cevap veriyorsanız |
Thank you for your email. |
| Önceki görüşmeye devam ediyorsanız |
It was great speaking with you yesterday. |
| Belirli bir konu için yazıyorsanız |
I'm writing regarding… |
| Genel ve nazik bir açılış istiyorsanız |
I hope you're doing well. |
Buradaki amaç bu kalıbı tamamen bırakmak değil, bağlama göre daha doğal bir başlangıç seçebilmektir.
Aynı Mesaj E-postada ve Slack/Teams'te Nasıl Değişir?
Kullandığınız iletişim kanalı da tonunuzu etkiler. Slack veya Teams gibi hızlı mesajlaşma araçlarında daha kısa ve doğrudan ifadeler doğal olabilirken, resmî bir e-postada hitap, bağlam ve kapanış daha önemli hâle gelebilir.
| Bağlam |
Örnek |
| Ekip arkadaşına Slack/Teams mesajı |
Hi Alex, can you send me the latest version when you have a minute? Thanks! |
| Profesyonel e-posta |
Hi Alex, could you please send me the latest version when you have a moment? Best regards, Melisa |
| Daha resmî dış paydaş e-postası |
Dear Mr Smith, could you please send us the latest version of the document? Kind regards, Melisa Yılmaz |
Buradaki temel fark yalnızca mesajın uzunluğu değildir. Kanal, ilişki ve resmiyet düzeyi değiştikçe cümlenin tonu da değişebilir.
British Council da profesyonel e-postalarda alıcıyla ilişkinin ve şirket kültürünün uygun hitap biçimini belirleyebileceğini vurguluyor.
Sözlü İş İletişiminde Kullanılan İngilizce Kalıplar
Telefon Görüşmelerinde Kullanılan İngilizce İfadeler
Telefon görüşmelerinde yüz ifadesi veya beden dili gibi görsel ipuçları bulunmadığı için açıklama istemek, bilgiyi teyit etmek veya bir ifadeyi tekrar ettirmek son derece doğaldır.
| İngilizce İfade |
Türkçe Karşılığı |
Resmiyet |
Kime / Ne Zaman Kullanılır? |
| Could you please hold on for a moment? |
Biraz bekleyebilir misiniz? |
Nötr / Profesyonel |
Müşteri veya dış paydaşla görüşürken |
| Let me check that for you. |
Bunu sizin için kontrol edeyim. |
Nötr / Profesyonel |
Bilgiyi kontrol etmeniz gerektiğinde |
| Can I call you back later? |
Sizi daha sonra arayabilir miyim? |
Nötr / Samimi |
Ekip arkadaşı veya tanıdığınız kişilerle |
| I didn't quite catch that. Could you repeat, please? |
Tam anlayamadım. Tekrar edebilir misiniz? |
Nötr / Profesyonel |
Söyleneni anlayamadığınızda |
| May I ask who's calling? |
Kimin aradığını öğrenebilir miyim? |
Resmî / Profesyonel |
Arayan kişiyi tanımadığınız iş görüşmelerinde |
| Could you spell that for me? |
Bunu benim için harf harf söyleyebilir misiniz? |
Nötr / Profesyonel |
İsim, şirket veya e-posta bilgisini doğrularken |
| The line is breaking up. |
Sesiniz kesiliyor. |
Nötr |
Telefon veya internet bağlantısı kötü olduğunda |
| Let me transfer you to… |
Sizi …'a aktarayım. |
Nötr / Profesyonel |
Aramayı başka bir kişiye veya departmana aktarırken |
İş Toplantılarında Kullanılan İngilizce Kalıplar
Toplantılarda yalnızca konuşabilmek değil; söz almak, açıklama istemek, katılmadığınız bir noktayı ifade etmek ve konuşmayı sonuca bağlamak da önemlidir.
| İngilizce İfade |
Türkçe Karşılığı |
Resmiyet |
Kime / Ne Zaman Kullanılır? |
| Let's get started with the agenda. |
Gündemle başlayalım. |
Nötr / Profesyonel |
Toplantıyı başlatırken |
| Could you elaborate on that? |
Bunu biraz daha ayrıntılandırabilir misiniz? |
Nötr / Profesyonel |
Bir noktayı daha ayrıntılı açıklatmak istediğinizde |
| Let's move on to the next point. |
Bir sonraki maddeye geçelim. |
Nötr / Profesyonel |
Gündemin sonraki bölümüne geçerken |
| Does anyone have any questions or comments? |
Sorusu veya yorumu olan var mı? |
Nötr / Profesyonel |
Katılımcılardan görüş isterken |
| I'd like to add something here. |
Bu noktada bir şey eklemek istiyorum. |
Nötr / Profesyonel |
Söze katkıda bulunurken |
| Could we come back to that point? |
O noktaya dönebilir miyiz? |
Nötr / Profesyonel |
Daha önce konuşulan bir konuya dönmek istediğinizde |
| I agree with that approach. |
Bu yaklaşıma katılıyorum. |
Nötr |
Bir görüşü desteklediğinizi belirtirken |
| I'm not sure I fully agree. |
Buna tamamen katıldığımdan emin değilim. |
Nötr / Profesyonel |
Daha yumuşak biçimde itiraz ederken |
| Let's summarize the action items. |
Yapılacak işleri özetleyelim. |
Nötr / Profesyonel |
Toplantı sonunda sorumlulukları netleştirirken |
| Shall we set a deadline for this? |
Bunun için bir son tarih belirleyelim mi? |
Nötr / Profesyonel |
Bir görev için zaman sınırı belirlerken |
Sunumlarda Kullanılan İngilizce Kalıplar
Sunumlarda kullanılan dilin dinleyiciyi yönlendirmesi gerekir. Açılış, bölümler arasındaki geçiş ve kapanış için belirli kalıpları bilmek anlatımı daha anlaşılır hâle getirir.
| İngilizce İfade |
Türkçe Karşılığı |
Resmiyet |
Kime / Ne Zaman Kullanılır? |
| Good morning everyone. Thank you for joining. |
Günaydın herkese. Katıldığınız için teşekkür ederim. |
Nötr / Profesyonel |
Sunuma başlarken |
| Today I'd like to talk about… |
Bugün … hakkında konuşmak istiyorum. |
Nötr / Profesyonel |
Konuyu tanıtırken |
| Let's start with… |
… ile başlayalım. |
Nötr |
İlk bölüme geçerken |
| As you can see on this slide… |
Bu slaytta gördüğünüz gibi… |
Nötr / Profesyonel |
Slayttaki bilgi veya veriye dikkat çekerken |
| I'd like to highlight… |
… noktasını vurgulamak istiyorum. |
Nötr / Profesyonel |
Önemli bir noktaya dikkat çekerken |
| Moving on to the next point… |
Bir sonraki noktaya geçersek… |
Nötr / Profesyonel |
Bölümler arasında geçiş yaparken |
| To sum up… |
Özetlemek gerekirse… |
Nötr / Profesyonel |
Sonuç bölümüne geçerken |
| I'd be happy to take any questions. |
Sorularınızı memnuniyetle yanıtlarım. |
Nötr / Profesyonel |
Sunum sonunda soru alırken |
Rica, Müzakere ve Zor Konuşmalarda Kullanılan İngilizce İfadeler
İş İngilizcesinde Rica ve Talep Kalıpları
İş ortamındaki taleplerin tonu önemlidir. Aynı isteği daha doğrudan veya daha yumuşak biçimde ifade edebilirsiniz.
| İngilizce İfade |
Türkçe Karşılığı |
Resmiyet |
Kime / Ne Zaman Kullanılır? |
| Could you please send me…? |
Bana … gönderebilir misiniz? |
Nötr / Profesyonel |
Nazik bir talepte bulunurken |
| Would you mind checking…? |
… kontrol edebilir misiniz? |
Kibar / Profesyonel |
Talebi daha yumuşak ifade etmek istediğinizde |
| When you have a moment, could you…? |
Vaktiniz olduğunda … yapabilir misiniz? |
Nötr / Samimi |
Acil olmayan ekip içi taleplerde |
| Would it be possible to…? |
… mümkün olur mu? |
Resmî / Profesyonel |
Dış paydaş veya daha hassas taleplerde |
| I'd appreciate it if you could… |
… yapabilirseniz memnun olurum. |
Resmî / Profesyonel |
Daha resmî yazılı taleplerde |
| Could you clarify…? |
… konusunu açıklığa kavuşturabilir misiniz? |
Nötr / Profesyonel |
Açıklama veya netleştirme isterken |
“Can You…?” ve “Could You…?” Arasındaki Fark Nedir?
Her iki yapı da doğrudur ancak tonları aynı değildir.
Can you send me the report?
Raporu bana gönderebilir misiniz?
Daha doğrudan ve günlük bir tondadır. Ekip arkadaşları arasındaki iletişimde doğal olabilir.
Could you send me the report?
Raporu bana gönderebilir misiniz?
Talebi biraz daha yumuşatır ve profesyonel bağlamlarda güvenli bir seçimdir.
Could you please send me the report?
Raporu bana gönderebilir misiniz, lütfen?
Talebin daha nazik duyulmasını sağlar.
British Council da could you ve would you yapılarını daha kibar rica biçimleri; can ve will yapılarını ise görece daha doğrudan seçenekler olarak açıklıyor.
Buradaki fark “Can yanlış, Could doğru” değildir. Asıl fark ton ve bağlamdır.
Müzakere ve Pazarlıkta Kullanılan İngilizce İfadeler
Müzakerelerde amaç yalnızca kendi teklifinizi anlatmak değil, karşı tarafın önceliklerini anlamak ve ortak bir noktaya ulaşmaktır.
| İngilizce İfade |
Türkçe Karşılığı |
Resmiyet |
Kime / Ne Zaman Kullanılır? |
| What are your priorities? |
Öncelikleriniz neler? |
Nötr / Profesyonel |
Karşı tarafın önceliklerini anlamak için |
| We may have some flexibility on… |
… konusunda biraz esneklik sağlayabiliriz. |
Nötr / Profesyonel |
Taviz verilebilecek alanı belirtirken |
| Could we meet halfway? |
Ortak bir noktada buluşabilir miyiz? |
Nötr / Profesyonel |
Karşılıklı uzlaşma ararken |
| That works for us, provided that… |
… şartıyla bu bizim için uygun. |
Nötr / Profesyonel |
Şartlı kabul verirken |
| Let's see if we can find a compromise. |
Bir uzlaşma yolu bulup bulamayacağımıza bakalım. |
Nötr / Profesyonel |
Ortak çözüm ararken |
| What would it take to reach an agreement? |
Anlaşmaya varmamız için ne gerekir? |
Nötr / Profesyonel |
Anlaşmanın koşullarını netleştirirken |
Kibarca Reddetme, İtiraz Etme ve Kötü Haber Verme
Profesyonel İngilizcede net olmak ile sert olmak aynı şey değildir. Özellikle itiraz ederken veya olumsuz bir gelişmeyi paylaşırken cümlenin tonu iletişimin nasıl algılanacağını etkileyebilir.
| İngilizce İfade |
Türkçe Karşılığı |
Resmiyet |
Kime / Ne Zaman Kullanılır? |
| I'm afraid we won't be able to… |
Ne yazık ki … yapamayacağız. |
Nötr / Profesyonel |
Nazik biçimde olumsuz yanıt verirken |
| Unfortunately, we need to… |
Ne yazık ki … yapmamız gerekiyor. |
Nötr / Profesyonel |
Olumsuz bir gelişmeyi bildirirken |
| I understand your point, but… |
Ne demek istediğinizi anlıyorum, ancak… |
Nötr / Profesyonel |
Karşı görüş belirtirken |
| I see it slightly differently. |
Ben konuya biraz farklı bakıyorum. |
Nötr / Profesyonel |
Daha yumuşak biçimde itiraz ederken |
| That may be difficult for us at this stage. |
Bu aşamada bu bizim için zor olabilir. |
Nötr / Profesyonel |
Doğrudan reddetmeden sınır belirtirken |
| We won't be able to meet the original deadline. |
Başlangıçta belirlenen son tarihe yetişemeyeceğiz. |
Nötr / Profesyonel |
Gecikme veya kötü haber bildirirken |
| Could we consider an alternative? |
Bir alternatifi değerlendirebilir miyiz? |
Nötr / Profesyonel |
Olumsuz yanıtın ardından çözüm ararken |
Olumsuz bir yanıt verirken yalnızca reddetmek yerine bağlamı açıklamak ve mümkünse alternatif sunmak iletişimin daha yapıcı kalmasına yardımcı olabilir.
İş Yerinde Günlük İletişim ve Geri Bildirim
İş Yerinde Small Talk ve Günlük Konuşmalar
İş iletişimi yalnızca raporlar ve toplantılardan oluşmaz. Toplantı öncesinde, ofiste veya bir iş etkinliğinde yapılan kısa gündelik sohbetler de profesyonel ilişkilerin doğal bir parçasıdır.
| İngilizce İfade |
Türkçe Karşılığı |
Resmiyet |
Kime / Ne Zaman Kullanılır? |
| How was your weekend? |
Hafta sonunuz nasıl geçti? |
Samimi |
Ekip arkadaşlarıyla |
| How's your week going? |
Haftanız nasıl gidiyor? |
Samimi / Nötr |
İş arkadaşları veya tanıdığınız müşterilerle |
| How are things on your end? |
Sizin tarafta işler nasıl gidiyor? |
Nötr / Samimi |
Ekipler veya düzenli çalıştığınız kişilerle |
| It's good to see you again. |
Sizi tekrar görmek güzel. |
Nötr |
Bir iş bağlantısıyla yeniden görüşürken |
| Hope your journey went smoothly. |
Umarım yolculuğunuz sorunsuz geçmiştir. |
Nötr / Profesyonel |
Seyahat sonrasında müşteri veya misafirle |
| Have you been here before? |
Daha önce buraya geldiniz mi? |
Nötr |
Etkinlik, toplantı veya iş seyahatinde sohbet başlatırken |
Performans Görüşmelerinde ve Geri Bildirimde Kullanılan İngilizce Kalıplar
İyi bir geri bildirim yalnızca neyin yanlış olduğunu söylemekten ibaret değildir. Güçlü yönü belirtmek, gelişim alanını açıklamak ve sonraki adımı netleştirmek de önemlidir.
| İngilizce İfade |
Türkçe Karşılığı |
Resmiyet |
Kime / Ne Zaman Kullanılır? |
| You've done a great job on… |
… konusunda çok iyi bir iş çıkardınız. |
Nötr / Profesyonel |
Olumlu geri bildirim verirken |
| One thing that worked particularly well was… |
Özellikle iyi sonuç veren noktalardan biri … oldu. |
Nötr / Profesyonel |
Güçlü bir noktayı somutlaştırırken |
| One area we could improve is… |
Geliştirebileceğimiz alanlardan biri … |
Nötr / Profesyonel |
Gelişim alanını belirtirken |
| What support do you need from me? |
Benden nasıl bir desteğe ihtiyacınız var? |
Nötr / Profesyonel |
Yönetici-çalışan görüşmelerinde |
| Let's set a goal for the next quarter. |
Gelecek çeyrek için bir hedef belirleyelim. |
Nötr / Profesyonel |
Performans hedefi belirlerken |
| Is there anything I can do differently to support you? |
Sizi desteklemek için farklı yapabileceğim bir şey var mı? |
Nötr / Profesyonel |
Yönetici olarak karşılıklı geri bildirim isterken |
Amerikan ve Britanya İş İletişiminde Ton Farkları
Amerikan ve Britanya iş ortamlarında kullanılan iletişim tarzı; şirket kültürüne, sektöre, hiyerarşiye ve kişiler arasındaki ilişkiye göre değişir. Bu nedenle “Amerikan İngilizcesi her zaman doğrudandır, Britanya İngilizcesi her zaman dolaylıdır” gibi katı bir kural doğru değildir.
Bununla birlikte bazı profesyonel ortamlarda daha doğrudan ve daha yumuşatılmış ifade biçimleriyle karşılaşabilirsiniz.
Daha doğrudan:
I don't think this option will work.
Bu seçeneğin işe yarayacağını düşünmüyorum.
Daha yumuşatılmış:
I'm not sure this option would work for us.
Bu seçeneğin bizim için uygun olacağından emin değilim.
Burada öğrenilmesi gereken temel beceri belirli bir ülkeye ait kalıbı ezberlemek değil, gerektiğinde doğrudanlığı azaltabilmek ve mesajı muhataba göre uyarlayabilmektir.
İş İngilizcesi Nasıl Geliştirilir?
İş İngilizcesini geliştirmek için yalnızca kelime listeleri ezberlemek yeterli değildir. Öğrendiklerinizi gerçek profesyonel durumlarla ilişkilendirmek daha işlevsel bir çalışma sağlar.
-
Gerçek iş senaryolarıyla pratik yapın: E-posta, toplantı, telefon görüşmesi, sunum ve müzakere gibi gerçekten karşılaşabileceğiniz durumlar üzerine çalışın.
-
Sektörünüze ait İngilizce içerikleri takip edin: Makaleler, raporlar, sunumlar ve podcast'ler profesyonel kelime dağarcığınızı geliştirmenize yardımcı olur.
-
Kalıpları bağlam içinde öğrenin: Bir ifadenin yalnızca anlamını değil, kime ve hangi resmiyet düzeyinde söylendiğini de öğrenin.
-
Aktif geri bildirim alın: Yazılı veya sözlü çalışmalarınızda yaptığınız hataları düzenli olarak gözden geçirmek, aynı hataların kalıcı hâle gelmesini önleyebilir.
Amaç en karmaşık cümleyi kurmak değil, iş ortamında açık, anlaşılır ve bağlama uygun bir İngilizce kullanabilmektir.

İş İngilizcesinde Sık Yapılan Hatalar
İş İngilizcesinde yapılan hatalar her zaman gramerden kaynaklanmaz. Türkçeden doğrudan çeviri yapmak, gereğinden fazla resmî bir dil kullanmak veya doğru bir ifadeyi yanlış bağlamda tercih etmek de iletişimin doğal olmayan bir tona bürünmesine neden olabilir.
| Sorunlu Kullanım |
Daha Doğal Kullanım |
Açıklama |
| I am agree. |
I agree. |
Agree bu kullanımda fiildir; önüne am getirilmez. |
| I kindly request you to send me the document at your earliest convenience. |
Could you please send me the document by Friday? |
İlk cümle gramer açısından yanlış değildir ancak birçok günlük iş bağlamında gereğinden ağır ve resmî duyulabilir. |
| Her e-postaya Dear Sir or Madam ile başlamak |
Kişi biliniyorsa Dear [Name] veya bağlama göre Hi [Name] |
Dear Sir or Madam geçerli bir resmî hitaptır; ancak alıcının adı biliniyorsa daha kişisel bir hitap genellikle daha doğaldır. |
| I will return to you about this. |
I'll get back to you on this. |
Türkçedeki “size döneceğim” ifadesinin kelimesi kelimesine çevrilmesi doğal bir İngilizce kullanım oluşturmaz. |
| I want to take your opinion about this. |
I'd like to get your thoughts on this. |
Türkçedeki “fikrinizi almak” yapısı İngilizceye doğrudan taşınmamalıdır. |
Cambridge, get back to someone yapısını birine daha sonra bilgi vermek için yeniden iletişim kurmak anlamında kullanıyor; bu nedenle Türkçedeki “size döneceğim” ifadesini profesyonel İngilizcede karşılamak için doğal seçeneklerden biridir.
Benzer şekilde follow up, önceki bir olay veya iletişimle bağlantılı ek bir adım atmayı ifade eder.
İş İngilizcesinde Sık Kullanılan Kalıpların Telaffuzu
İş İngilizcesinde bir kalıbın anlamını bilmek kadar konuşma sırasında anlaşılır biçimde söyleyebilmek de önemlidir. Özellikle telefon görüşmelerinde, toplantılarda ve sunumlarda sık kullanılan bazı ifadelerin telaffuzuna bakalım.
Aşağıdaki IPA gösterimleri standart Britanya İngilizcesine yakın telaffuzu temel alır; aksana ve doğal konuşma hızına göre küçük farklılıklar görülebilir.
| İngilizce İfade |
IPA |
Telaffuz Notu |
| Could you please confirm? |
/kʊd juː pliːz kənˈfɜːm/ |
confirm kelimesinde vurgu ikinci hecededir. |
| Could you elaborate on that? |
/kʊd juː iˈlæb.ə.reɪt ɒn ðæt/ |
Fiil olan elaborate kelimesinde ana vurgu ikinci hecededir. |
| I agree. |
/aɪ əˈɡriː/ |
agree kelimesinde vurgu ikinci hecededir. |
| Would it be possible to…? |
/wʊd ɪt biː ˈpɒs.ə.bəl tə/ |
possible kelimesinde vurgu ilk hecededir. |
| Let's move on to the next point. |
/lets muːv ɒn tə ðə nekst pɔɪnt/ |
Doğal konuşmada move on birbirine bağlı duyulabilir. |
| Kind regards. |
/kaɪnd rɪˈɡɑːdz/ |
regards kelimesinde vurgu ikinci hecededir. |
Uzun Lafın Kısası
İş İngilizcesinde önemli olan yalnızca çok sayıda kalıp bilmek değil, doğru ifadeyi doğru kişiyle, doğru kanalda ve uygun bir tonda kullanabilmektir.
E-posta, toplantı, telefon, sunum veya müzakere sırasında aynı mesaj farklı biçimlerde ifade edilebilir. Bu nedenle kalıpları tek tek Türkçeden çevirmek yerine, kullanıldıkları bağlamla birlikte öğrenmek daha doğal ve anlaşılır bir profesyonel iletişim kurmanıza yardımcı olur.
Kısacası, en karmaşık veya en resmî cümleyi kurmaya çalışmak yerine açık, doğal ve duruma uygun bir İngilizce kullanmaya odaklanın.
İş İngilizcenizi Gerçek İş Senaryolarıyla Pratik Edin
Bu rehberde öğrendiğiniz ifadeleri yalnızca okumak yerine e-posta, toplantı, sunum ve profesyonel görüşme senaryolarında kullanarak pratiğe dönüştürebilirsiniz.
Flalingo ile İş İngilizcesi Pratiğine Başla
Sıkça Sorulan Sorular
1. İş İngilizcesi için hangi seviye gerekir?
Günlük e-posta yazışmaları, rutin toplantılar ve temel iş görüşmeleri için B1–B2 seviyesi birçok kişi için işlevsel bir temel oluşturabilir. Karmaşık müzakereler, ayrıntılı raporlama, üst düzey sunumlar veya liderlik gerektiren görevlerde ise daha ileri düzey bir dil hâkimiyeti gerekebilir.
Ancak tek başına CEFR seviyesi yeterli bir ölçüt değildir. Çalıştığınız sektör, rolünüz ve İngilizceyi ne sıklıkla kullandığınız da önemlidir.
2. İngilizce bir iş e-postasını nasıl bitirmeliyim?
E-postanın kapanışı karşı tarafla ilişkinizin tonuna göre değişebilir.
Çoğu profesyonel yazışmada:
Best regards,
veya
Kind regards,
güvenli seçeneklerdir.
Daha samimi ekip içi iletişimlerde daha kısa kapanışlar kullanılabilir. Tanımadığınız birine veya daha resmî bir bağlamda yazarken ise profesyonel bir kapanış tercih etmek daha uygundur. British Council da e-postaya başlamadan önce yazışmanın resmiyet düzeyinin belirlenmesini öneriyor.
3. Toplantıda bir şeyi anlamadığımda İngilizce ne söylemeliyim?
Bir noktayı tekrar sormak profesyonellik eksikliği değildir. Yanlış anlaşılmayı önlemek için açıklama istemek çoğu zaman daha doğru bir yaklaşımdır.
I didn't quite catch that. Could you repeat, please?
Tam anlayamadım. Tekrar edebilir misiniz?
veya:
Could you elaborate on that?
Bunu biraz daha ayrıntılandırabilir misiniz?
ifadelerini kullanabilirsiniz.
4. İş İngilizcesinde Türkçe düşünüp çevirmek neden sorun olabilir?
Türkçe ve İngilizce yalnızca farklı kelimelerden değil, farklı cümle yapılarından ve kalıplaşmış ifade biçimlerinden de oluşur. Bir Türkçe cümleyi kelime kelime İngilizceye çevirmek gramer açısından hatalı veya anlaşılır olsa bile doğal olmayan ifadeler oluşturabilir.
Örneğin:
I will return to you about this. (Yanlış)
I'll get back to you on this. (Doğru)
ve:
I want to take your opinion. (Yanlış)
I'd like to get your thoughts on this. (Doğru)
Bu nedenle özellikle profesyonel İngilizcede tek tek kelimeleri değil, “get back to someone”, “follow up on something” ve “Could you clarify…?” gibi kalıpları bir bütün olarak öğrenmek daha işlevseldir.
Kaynakça
Son Güncelleme: 11 Eylül 2026